İlk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği, katılan ile sanık ve müdafiinin 20.11.2020 havale tarihli dilekçeleriyle 19.11.2020 tarihli hükme yönelik temyiz talebinde bulundukları anlaşılmakla, tebliğnamedeki ret öneren görüşe iştirak edilmemiş ve esasın incelenmesine karar verilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1)Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2018/343 Esas, 2019/204 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1,50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.
2) Sanık ve müdafiinin istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2019/1910 Esas, 2020/1726 sayılı Kararı ile duruşma açılarak sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile ilk derece mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62/1,50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suça konu dosyada tanık listesini süresinde verdiğine, bildirdiği tanık listesinin UYAP'a taranmadığına, katılandan tanıkların adresini bildirmesini istediği halde bildirmediğine, katılanın söz konusu tanığın adını bile bilmediğine, vekalet ücretinin karşılanmadığına, zararın sanığın kusurundan değil katılanın kusurundan kaynaklandığına, beraat kararı verilmek üzere hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Katılanın temyiz sebepleri; sanığa ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın eylemi ihmalen değil kasten yaptığına, katılan tarafından verilen tanık listesinin mahkemece verilmemesi nedeniyle görevinin gereklerine aykırı hareket ettiğine dairdir.
Sanığın, katılanın vekillik görevini üstlenerek katılan adına davacı vekili sıfatıyla Antalya 1. Aile Mahkemesinin 2015/84 Esasına kayıtlı dosyasında 11.11.2015 tarihli duruşmaya katılmaması ve tanık listesini süresinde bildirmemesi ayrıca sanığın katılan adına mal rejiminin tasfiyesi davası açmak üzere anlaştıkları halde gereğini tevessül etmediği gibi katılanın eşi tarafından açılan davayı da gerektiği gibi takip etmemesi nedenleriyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan davada sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın aşamalardaki savunmasında, katılan ile arkadaşı olan ... Atabay aracılığı ile tanıştığını, boşanma davası açması hususunda anlaştıklarını, mal rejiminin tasfiyesi davasının açılması konusunun geçtiğini ancak masrafını vermediği için bu konuda tam bir anlaşma sağlamadıklarını, boşanma davası duruşmaları devam ederken tanıkların adresinin bildirilmesi için çok kez katılanı aradığını ancak kendisinin vekalet ücreti isteyeceğini düşündüğü için telefonlarına cevap vermediğini, hatta bu nedenle ortak tanıdıkları ... Atabay'ı arayarak katılanın kendisine uğramasını istediğini, yine katılana tanıkların adresini bildiremiyorsan duruşmada hazır et dediğini beyan etmesi karşısında, sanık ve katılanın ortak tanıdıkları olan ... Atabay'ın tanık olarak dinlenerek, sanığın savunmasında bahsi geçen tanıkların adreslerini öğrenmek için katılana ulaşmaya çalışıp çalışmadığı ve mal rejiminin tasfiyesi davasının açılması konusunda aralarında anlaşma bulunup bulunmadığı hususlarının sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında, sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle avukatlık mesleğini yapmaktan men edilmesine karar verilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii ile katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.