Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir.

2. Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/300 Esas, 2016/533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında denetim süresi içerisinde suç işlediği ihbarı ile resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz talebi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.

1. Sanığın 81 ** 187 plakalı aracının ruhsatına 02.10.2009 tarihlinde muayene işlemi yapıldığını gösterir sahte araç muayene hologramı yapıştırıp kullandığı iddia olunmuştur.

2. Sanık tanımadığı kişiye para karşılığı aracı muayene ettirdiğini beyan etmiştir.

3. TÜVTÜRK 18.12.2012 tarihli yazılarında 81 ** 187 plakalı aracın trafik muayenesinde mühür hologram ve imza sahteliğinden şüphelenilmiş, aracın herhangi bir muayene kaydına rastlanmadığı, araç trafik belgesinde bulunan K809P78590 seri numaralı hologramın sistem kayıtlarında 34 *** 27 plakalı araçta kullanıldığı, 81 ** 187 plakalı aracın muayenesinin ise sahte olduğu tespit edildiği bildirilmiştir, 34 *** 27 plakalı araca ait araç muayene evrakı örneği dosya arasına sunulmuştur.

4. Araç trafik belgesinin rızaen muhafaza altına alındığına dair 18.12.2012 tarihli kolluk tutanağı dosya arasındadır.

5. Mahkeme sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.

02.10.2009 tarihli sahte muayene işleminin geçerlilik süresinin 02.10.2011 tarihinde sona erdiği görülmekle, araç muayenesinde sahtecilik suçlarında, suça konu belgeyi kullanan yönünden suç tarihinin; sahte muayene işleminin geçerlilik süresi sona ermeden yakalanması durumunda yakalandığı tarih, geçerlilik süresinin sona ermesinden sonra yakalanması durumunda ise, sahte muayene işleminin geçerlilik süresinin sona erdiği tarih olduğu cihetle, somut olayda suç tarihinin muayene işleminin geçerlilik süresinin dolduğu 02.10.2011 olduğu tespit edilerek ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13.05.2013 tarihi ile ikinci suçun işlendiği 19.09.2015 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu tespit edilerek yapılan incelemede,
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, "muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği ve belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu gözetilerek; davaya konu araç muayene belgesinin sahteliği ve aldatma niteliği hususunda kriminal rapor yahut bilirkişi raporu alınması ile davaya konu belgenin duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/300 Esas, 2016/533 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.