Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/484 Esas, 2016/383 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; bu dosyada suçlu olmadığını, lehine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi talebine ilişkindir.

1. Sanığın 19.700,00 TL meblağlı tamamen sahte üretilmiş aldatma niteliği bulunan çeki düzenleyerek kullandığı iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Çek aslı Adli Emanetin 2014/2747 sırasına kaydedilmiştir.
4. 05.09.2014 tarihli kriminal rapora göre çekin külliyen sahte olduğu ve aldatma niteliği bulunduğu bildirilmiştir.
5. 18.08.2014 tarihli Yapı Kredi bankası yazısıyle çekin sahte olduğu bildirilmiştir.

6. Analiz Ltd.Şti. Nin sanık ...’a ait olduğuna dair imza sirküsü dosya arasındadır.
7. 09.06.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre çekin ön yüzündeki yazı ve rakamların sanığın el ürünü olduğu, arka yüzdeki 2.ciranta imzasının Çokaş yetkilisi ... imzası olduğu, keşideci imzasının ise sanığın el ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
8. 11.11.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre ...’nın imzasının kendisine, ...’ın imzasının da kendisine ait olduğu tespit edildi.

9. Mahkeme sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.

Sanığın adli sicil kaydı incelenmekle, daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkumiyetlerinin ve önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının olduğu görülmekle, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının uygulanma ihtimalinin yasal olarak bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/484 Esas, 2016/383 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.