Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili 03/02/2015 havale tarihli dava dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacının 04/07/2007 tarihinden iş akdinin iş verence haksız feshedildiği 23/12/2014 tarihine kadar davalı iş yerinde aralıksız çalıştığını, çalıştığı süre içinde yıllık izinlerini kullanmadığını ve karşılığı ücretin ödenmediğini, işten ayrıldığı tarihten önceki 7 aya kadar gece çalıştığını ve fazla çalışmasının karşılığı ücretin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı,ihbar tazminatı,fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili 05/03/2015 havale tarihli cevap dilekçesi ile özetle: Dava dilekçesine konu taleplerin zamanaşımına uğradığını ve davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davacının kesintisiz çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını zira üç yıl süreyle akaryakıt istasyonunda satış görevlisi olarak çalışıp ardından otelde resepsiyon görevlisi olarak çalışmasını sürdürdüğünü, iş veren ve aile bireyleri tarafından darp edildiğinden bahisle yaptığı şikayet sebebiyle başlatılan Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/5133 Soruşturma Numaralı dosyada davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını açıkça ifade ettiğini, yıllık izinlerini kullandığını, fazla çalışmasının olmadığını ve fazla çalışma yaptığı vakitlerde dahi ücretin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi açmış olduğu davada iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuş, davalı işveren cevap dilekçesinde işyerinde meydana gelen bir olay sonrasında davacı işçinin işyerinden kendisinin ayrıldığını savunmuştur.
Mahkemece davacının istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığı, yaş hariç emeklilikle ilgili başvurunun daha sonraya ait olduğu gerekçesiyle her iki tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde davacının istifa ettiğine dair herhangi bir yazılı delil bulunmamaktadır. Cevap dilekçesinde davacının istifa ettiğinden söz edilmiş ise de işveren tarafından 22.12.2014 tarihinde keşide edilen ihtarnamede iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği ileri sürülmüştür.
Davacının davalıya ait otel işyerinde resepsiyon görevlisi olarak çalıştığı sırada 14.12.2014 ve 15.12.2014 gece vardiyasında çalışırken bir otel müşterisini kayıtsız olarak işyerine aldığı ve kendisinden menfaat temin edildiği ileri sürülmüş ancak bu yönde tutanak ya da başkaca bir delil dosyaya sunulmamıştır.
Davalı işveren 22.12.2014 tarihli fesih yazısında iddia ettiği olayı tutanak, tutanak tanıkları veya kamera kayıtları gibi görüntülerle yöntemince ispat edilememiştir. Kaldı ki davacı işçinin işyerinden kendisinin ayrıldığı savunması yapılarak bu konuda çelişkili beyanda bulunulmuştur. Öte yandan Mahkeme gerekçesinde yer aldığı üzere davacı işçinin istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığı noktasında işçinin imzasını taşıyan herhangi bir belge de bulunmamaktadır. Davacı işçinin 17.12.2014 tarihli noter ihtarnamesinde belirttiği üzere yaş hariç yaşlılık aylığı kriterlerine haiz olduğu için işyerinden ayrıldığı, işveren tarafından düzenlenen 22.12.2014 tarihli fesih bildiriminin sonraya ait olduğu anlaşılmakla davacı işçinin 1475 sayılı Kanun’un 14/5 maddesi gereğince kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gerekir. Mahkemece ihbar tazminatı talebinin reddi yerinde ise de, kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.