Mahkumiyet
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı, kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma isteminde bulunmayan ve katılmasına karar verilmeyen İçişleri Bakanlığı yararına kanun yolu muhakemesinde vekalet ücretine hükmolunmasına yasal olanak bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu nazara alındığında, 11.06.2010 tarihli hükümlere yönelik sanıklar aleyhinde bir temyiz talebi bulunmadığı halde, sanıklar hakkında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesine aykırı olacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Dairemizce verilen 26.03.2013 tarihli ve 2012/5867 Esas, 2013/2351 Karar sayılı bozma ilamı öncesi verilen kararların sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii, sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması ve hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmının "5271 sayılı Kanun'un 325/1. maddesi gereğince bu dava nedeniyle bozma öncesinde yapılan ve sanıkların paylarına düşen yargılama giderinin 5271 sayılı Kanun'un 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesi ile eklenen cümlede öngörülen miktarın altında olması nedeniyle ve bozma sonrası yapılan masrafların bozmanın mahiyeti gereği Hazine üzerinde bırakılmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.