Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2007 tarihli iddianamesi ile; polis memuru olan sanıklar ..., ... ve ...'ın; katılan ...'a karşı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen eziyet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Aynı iddianame ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'un; katılan sanık ...'ya karşı 5237 sayılı Kanun'un 125 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen hakaret suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Aynı iddianame ile sanıklar ..., ... ve ...'un katılan sanık olan polis memuru ...'ya karşı 5237 sayılı Kanun'un 265 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Polis memuru olan sanıklar ..., ... ve ...'ın; katılan ...'a yönelik eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen işkence suçunu oluşturma ihtimaline binaen 15.02.2011 tarihinde görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
3. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2018 tarihli kararıyla; sanıklar ..., ... ve ...'ın; katılan ...'a karşı işkence suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan sanık ...'ya karşı hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına; sanıklar ..., ... ve ...'un katılan sanık ...'ya karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
1.Katılan ...'ın temyiz istemi; sanıklar ..., ... ve ...'ın işkence suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan sanık ... vekilinin temyiz istemi ise somut bir sebebe dayanmamaktadır.
1.Dava konusu olay; polis memuru olarak görev yapan sanıklar ...'un, ...'ın ve ...'ın, suçun işlendiği tarihte avukat olarak görev yapan katılan ...'ı yaralayarak ve hakaret ederek işkence etme suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Karakolda bulunan ve kavga olayına karışan temyiz dışı ...'ın avukatı olarak katılan ...'ın karakola gittiği sırada karışıklık olduğundan kimliği anlaşılamayarak içeri alınmadığı ancak katılanın ısrarla karakol içerisine girmek istediği, bunun üzerine temyiz dışı sanık ...'in katılan ...'ın yüzüne yumruk atıp yaraladığı anlaşıldığından temyiz dışı sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 256 ncı maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince kasten yaralama suçundan mahkumiyetine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
3. Sanıklar ..., ... ve ... aşamalarda katılana işkence etmediklerini beyanla suçu kabul etmemişlerdir.
4. Sanık polis memurlarının canlı teşhis edildiği 16.05.2007 tarihli teşhis tutanağında; katılan ... "karakol kapısında nöbetçi polis memuru olan ...'dir, bu polis memuru beni odanın kapısında dövdü, sesinden tanıdığım ancak simaen teşhis edemediğim ... beni kolumdan alıp odaya götüren kişidir; içeride bana yumruk atan ...'dır...." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tutanağın incelenmesinde katılanın; sanık ... hakkında tereddüte düştüğü; kendisine vuranlar konusunda temyiz dışı ... ile temyiz incelemesine tabi olan sanık ...'ı teşhis ettiği anlaşılmaktadır. Sanık ... teşhis edilenler arasında (1 numaralı olan) olduğu halde katılan bu sanığı teşhis edememiştir.
5. Olay nedenli katılanın alınan ilk doktor raporu sol göz alt kapağında 4*1 cm lik ekimoz ve ödem alın sol tarafında 2*1 cm hiperemi, saçlı deri sağ paryatelde bildirdiği hassasiyet, sol skapula bölgesinde 3*0,5 cm hiperemi, kulağında ağrı bulunduğuna ve yaralanmanın basit tıbbi müdaheleyle giderilebilir olduğuna ilişkindir.
6. 16.05.2007 tarihli; Emniyet amiri... polis memuru ... ve ... tarafından imzalanan ...'ın herhangi bir kimseden şikayetçi olmadığına dair tutanak dosya içindedir.
7. Katılan avukat ... tarafından dosyaya sunulan fotoğraflar heyetimizce incelenmiş ve katılan avukatın gözünde morluk olduğu anlaşılmıştır.
8. Mahkemesince sanıklar ...'un, ...'ın ve ...'ın işkence suçunu işledikleri hususunda şüphe hasıl olduğundan beraatlerine karar verilmiştir.
9. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan sanık ...'ya karşı hakaret suçu; sanıklar ..., ..., ...'ın katılan sanık ...'ya karşı görevi yaptırmamak için direnme suçu 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabidir.
5237 sayılı Kanun'un "İşkence” başlıklı 94 üncü maddesi; "(1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) Suçun; a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı, b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla, İşlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur..." şeklindedir.
Madde gerekçesi; “İşkence teşkil eden fiiller, aslında kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyan fiillerdir. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler. Bir süreç içinde süreklilik arzeder bir tarzda işlenen işkencenin en önemli özelliği, kişinin psikolojisi, ruh sağlığı, algılama ve irade yeteneği üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, işkencenin bu kapsamda işlenen fiillere nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir.” şeklinde açıklanmak suretiyle kamu görevlisinin söz konusu davranışlarının ancak belli bir süreç içerisinde sistematik olarak gerçekleştirilmesi hâlinde işkence suçunun oluşacağı belirtilmiştir. "Sistematiklik ve süreklilik" unsurları işkence suçunu; madde gerekçesinde bahsedilen kasten yaralama, hakaret ve diğer suçlardan ayıran unsurlardır.
Bu açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede; olay tarihinde temyiz dışı şahıslar arasında karakola taşan kavga olayı olduğu; bu sırada taraflardan ...'ın akrabası ve avukatı olan katılan avukat ...'ın karakol içerisine girmek istemesi üzerine; sanık polis memurlarınca izin verilmeyip katılan avukata hakaret etmek ve yaralamak şeklindeki eylemlerle işkence ettikleri iddiasıyla açılan kamu davasında sanıkların işkence suçundan beraatlerine karar verilmiştir. Kararın katılan avukat ... tarafından sanıklar ..., ... ve ... hakkında işkence suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğinden bahisle temyiz edilmesi üzerine inceleme yapılmıştır.
A. Sanıklar ... ve ... hakkında işkence suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik incelemede;
Katılan ...'ın; karakol içerisinde bulunan şahıslardan ...'ın avukatı olduğu için olay yeri olan karakola geldiği, temyiz dışı sanık ...'in katılanı içeri almadığı, ısrar etmesi nedeniyle katılanın gözüne yumruk attığı; ancak katılanın bir şekilde içeri girdiği; sanık ...'un katılana hitaben ''ne laf dinlemez avukatsın. Kimden izin aldın. Bu şe*****i, Namussuzu içeri atın'' şeklinde hakaret ettiği; akabinde katılanın, kimliği tespit edilemeyen polis memurları tarafından darp edildiği iddia edilen olayda; katılanın teşhis tutanağında ve ilk ifadesinde sanıklardan ...'ı teşhis edemediği, tereddüte düştüğü, ayrıca sanık ... hakkındaki iddiasının ve iddianamedeki anlatımın katılana anlık olarak hakaret etmek şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu cihetle; sanık ...'un eyleminin sistematik ve süreklilik arz eder şekilde olmadığı, anlık olduğu sürece yayılmadığı, bu konuda doktor raporunda ibareler yahut başkaca delil bulunmadığı gibi sanık ...'ın eylemi konusunda delil bulunmadığı hususları ile "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi birlikte değerlendirildiğinde; işkence suçundan sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
B. 1. Sanık ... hakkında işkence suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede;
Katılan avukat ...'ın teşhis tutanağında ve aşamalarda değişmeyen; kendisine yumruk atan sanığın ... olduğuna dair beyanları ve bu beyanlarla örtüşen "olay ve olgular" bölümünün 5 inci bendinde detaylandırılan doktor raporu birlikte değerlendirildiğinde; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 256 ncı maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi; ancak sanığın eylemine uyan bu suçun cezasının türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından suç tarihi olan 16.05.2007 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında hakaret suçundan; sanıklar ..., ..., ...'un katılan sanık ...'ya karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede ise;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 265 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından suç tarihi olan 16.05.2007 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2018 tarihli kararında katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında işkence suçundan (değişen vasfı ile kasten yaralama) kurulan beraat hükmüne ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında hakaret suçundan; sanıklar ..., ..., ...'un katılan sanık ...'ya karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede ise;
Gerekçenin (B) bölümünün birinci ve ikinci bentlerinde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2018 tarihli kararına yönelik sanık ... hakkında katılan ...'ın; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... yönünden katılan sanık ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, sanık ... hakkında tebliğnameye aykırı olarak; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.