Mahkûmiyet
I.Katılan ... Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde,
Katılan ...'a yaş küçüklüğü nedeniyle Baro tarafından zorunlu vekil olarak atanan Avukat ...'ın, temyiz incelemesine konu ilk derece mahkemesi hükmünün verildiği tarih itibariyle katılanın 18 yaşını ikmal etmesi nedeniyle vekillik görevinin düşmesi nedeniyle, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmü temyiz etme ... bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
II.Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde,
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2019 tarihli ve 2017/473 Esas, 2019/351 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun temyiz incelemesine konu katılandan süt istemesine rağmen katılanın süt vermemesi üzerine katılana bıçak göstermesi eylemi nedeniyle silahlı tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, suça sürüklenen çocuğun katılana yönelik aynı tarihli devam eden ve ilk bıçak gösterme eyleminin devamı niteliğindeki eylemlerinden ötürü yağma suçundan ayrıca hüküm kurulduğu ve bu hükmün istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun aynı gün katılana ve katılanın sahip olduğu ekonomik değere özgülediği kastı nedeniyle tüm eylemlerin bir bütün olarak tek bir yağma eylemini oluşturacağı ve bu yönde de hüküm kurulduğu gözetilmeksizin, suça sürüklenen çocuğun eyleminin bölünerek yağma suçundan ayrıca hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarihli ve 2022/1088 Esas, 2022/2640 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.