Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca taşınmazın bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;

1- Taşınmazın, fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 136,57 m2 lik bölümünün de bedeline hükmedildiğinden, bu kısmın tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

2- Tapu kaydındaki ipoteğin hükmedilen bedele yansıtılmaması,
Doğru değilse de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının tescil ile ilgili 4. Bendinin tümü ile çıkartılmasına, yerine (Dava konusu 417 parsel sayılı taşınmazın 17.10.2011 havale tarihli fen bilirkişi raporunda A ve B harfleri ile gösterilen toplam 2.365,33 m2 lik bölümlerin tapularının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline) cümlesinin yazılmasına,
b) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2. Bendinin sonuna (Tapu kaydındaki ipoteğin hükmedilen bedele yansıtılmasına) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.