Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2014 tarihli ve 2014/226 Esas, 2014/584 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2014 tarihli ve 2014/226 Esas, 2014/584 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 02.11.2017 tarihli ve 2017/21512 Esas, 2017/22248 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Ankara 43.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/741 Esas, 2019/185 Karar sayılı kararı sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; atılı suçun sanık tarafından işlenmediğine, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, eksik inceleme sonucu mahkumiyetine hükmedildiğine ve lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkindir.
1. Sanığın suç tarihinde katılanı DSİ Genel Müdürlüğünde işe yerleştireceğinden bahisle 1.000,00 TL, iki gün sonra ise oğlunun doğum günü olduğundan bahisle katılandan oğluna hediye etmesi için cep telefonu almasını istediği, bunun üzerine katılanın Samsung Glxy S3 marka cep telefonunu alarak sanığa teslim ettiği, bu şekilde gerçekleşen eylem nedeniyle sanığın haksız menfaat sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; katılandan para almadığını, işe yerleştireceği vaadinde bulunmadığını, cep telefonunu Mehmet isimli kişiden bedelini ödemek suretiyle aldığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Yargılama sırasında tanık olarak bilgisine başvurulan M.G. sanığın katılanı işe yerleştirmek amacıyla katılandan para ve telefon aldığını doğrulamıştır.
4. Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
5. 18.02.2019 onay tarihli uzlaştırma raporu ile uzlaşmanın teklif aşamasında kaldığından bahisle olumsuz sonuçlandığına dair rapor tanzim edildiği anlaşılmaktadır.
6. Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/741 Esas, 2019/185 Karar sayılı kararı kararı ile sanığın savunması, katılanın ve tanığın beyanları, 18.02.2019 onay tarihli uzlaştırma raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartılması, tebligat yapılmadan iade edilmesi durumunda muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; dosya kapsamında uzlaşmacı tarafından sanığın doğrudan MERNİS adresine çıkarılan tebligatın iade döndüğünden uzlaşmanın teklif aşamasında olumsuz sonuçlandığı belirtilmek suretiyle usulüne aykırı olarak düzenlenen uzlaştırma raporu esas alınarak yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması hukuka uygun görülmemiş ve hükmün diğer yönleri incelenmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/741 Esas, 2019/185 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.