Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli ve 2020/458 Esas, 2021/420 Karar sayılı kararıyla, sanığın, denetim süresi içerisinde, suç tarihi 27.12.2013 olan marka hakkına tecavüz suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması suretiyle, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, atılı suçu işlemediğine ve cezalandırılması için hiçbir delilin bulunmadığına, gerekçesiz hüküm kurulduğuna, delillerin tartışılmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

Sanığın, kavga ihbarı üzerine olay yerine giden ekibin müdahalesini engellemek amacıyla temyiz dışı sanıklarla birlikte polis memurlarına taş atmak suretiyle cebir eylemlerinde bulunarak direndiği, sanık savunması, mağdur ve şikâyetçi beyanları, adli muayene rapor içerikleri, 19.06.2009 tarihli tutanak ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

Tüm dosya kapsamından, sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini, temyiz dışı sanıklarla birlikte ve 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi kapsamında silahtan sayılan taş atma suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla, yargılama konusu bu eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu ve bu nedenle zamanaşımının dolmadığı belirlenmiştir.
Sanık savunması, mağdur ve şikayetçilerin beyanları, 19.06.2009 tarihli olay tutanağı, adli muayene rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamıyla atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik görülmeyerek, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Görevi yaptırmamak için direnme eyleminin temyiz dışı sanıklarla birlikte, 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi kapsamında silahtan sayılan taşla ve birden fazla kişiye karşı gerçekleştirilmesine karşın, aynı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.