1- TCK'nın 302/1, 62/1,53/1-3,58/9,3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- TCK'nın 302/2. maddesi delaletiyle TCK'nın 82/1-a-c-g, 35/2, 62/1,53/1-3,58/9,3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (9 kez)

3- TCK'nın 302/2. maddesi delaletiyle TCK'nın 174/1-2,3713 sayılı Kanunun 5/2-son, 62/1, 52/2-son, 53/1-3,58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2 kez)

4- TCK'nın 302/2. maddesi delaletiyle TCK'nın 151/1, 152/2-a, 62/1, 53/1,58/9,3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (4 kez)

5- TCK'nın 302/2. maddesi delaletiyle TCK'nın 152/1-a, 152/2-a, 62/1, 53/1,58/9,63,3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1- Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, şikayetçiler ... ..., ... ... ve ... ... ...’na yönelik 06.04.2007 tarihli mala zarar verme ve 15.06.2007 tarihli şikayetçi Recep Dinçer'e yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın iddia ve kabul edilen şikayetçilere ait araçlara patlayıcı madde atarak zarar verme şeklinde gerçekleşen eyleminde patlayıcı madde atmanın yakarak mala zarar suçunun unsuru olduğu ve eylemin 5237 sayılı TCK'nın 42. maddesi kapsamında bileşik suç olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı Kanunun 44. maddesi kapsamında farklı nev'iden fikri içtima kapsamında değerlendirilerek uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin edilmiş, mala zarar verme suçlarının sübutu kabul edilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddi ile kısmen re'sen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA,

2- Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince,
Öldürmeye teşebbüs edilen mağdurların altısının sivil vatandaş olmasına rağmen, uygulama yapılırken TCK'nın 82/1-g maddesinin 9 kez uygulanmasına karar verilmesi, sonuç cezanın değişmemesi karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında, mağdurlar ... ..., ... ..., ... ..., ..., ... ve ...'a yönelik tasarlayarak ve bombalama suretiyle, mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik, tasarlayarak, yerine getirdikleri kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs suçundan uygulama yapılırken, terör amacıyla kasten öldürme suçunun, suçun yalın şekline göre nitelikli hal olduğu dikkate alınarak TCK'nın 61/4. maddesi uyarınca, hükmedilen cezanın önce 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca arttırılması, sonra da TCK'nın 61/5. maddesi uyarınca teşebbüs nedeniyle indirilmesi gerektiği gözetilmemek suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, yukarıda sayılan mağdurları nitelikli şekilde öldürmeye teşebbüs suçuyla ilgili B-1 bölümünün (2), (3) ve (4) fıkralarının hükümden çıkarılması, yerlerine;
"(2) 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca cezanın 1/2 oranında artırılması gerekiyor ise de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının arttırılması mümkün olmadığından bu maddenin uygulanmasına yer olmadığına,
(3) Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kalmış olmakla 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesi gereğince indirim yapılarak sanığın takdiren, 9 kez 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
(4) Koşulları bulunduğundan sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılarak (9 kez) 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması" fıkralarının eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3- Patlayıcı madde nakletme ile 15.06.2007 tarihli askeri servis otobüsüne yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerle ilgili olarak;

a- Patlayıcı madde nakletme suçunun temadi eden suçlardan olması ve temadinin sanığın 15.06.2007 tarihindeki bombalama eylemini gerçekleştirdiği tarihte kesildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin işleniş şekli, patlayıcı maddelerin miktarı ve niteliği de gözetilip alt sınırdan uzaklaşılarak bir kez cezalandırılmasıyla yetinilmesi gerekirken, 06.04.2007 ve 15.06.2007 tarihlerinde nakledildiği iddia ve kabul edilen patlayıcılar nedeni ile ayrı ayrı ceza tayin edilmesi,
b- 15.06.2007 tarihinde bomba patlatmak şeklindeki bir fiil ile, kasten öldürmeye teşebbüs ve kamu malı niteliğindeki askeri servis aracına zarar verme suçlarının oluşmasına neden olan sanığın TCK'nın 44. maddesi hükmü karşısında sadece daha ağır cezayı gerektiren kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.