Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı ... Ltd .Şti vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Ltd şti vekilinin istinaf başvurusunun reddi, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nin oğlu ve diğer davacıların kardeşi olan ...'nin kullandığı araca 23.08.2016 tarihinde davalı ...'nın sürücü, ... Ltd Şti'nin işleten ve davalı ... şirketine ZMMS ile sigortalı aracın çarpması neticesinde ...'nin vefat ettiğini, müteveffanın evli ve çocukları olduğunu, ancak Elazığ 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1226 Esas sayılı dosya ile müteveffanın eşi ve çocuklarının mirasın reddi talebinde bulunduklarını, davalı ...'nın tam kusurlu olduğu kaza nedeni ile davacı ...'nin oğlunun desteğinden mahrum kaldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 1.000,00 TL destek tazminatının, sigorta şirketi açısından dava, diğer davalılar bakımından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ... için 100.000,00 TL, diğer davacıların her biri için 50.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalılar bakımından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili davacı ... için destek tazminatı talebini 42.803,60 TL olarak artırmıştır.
Davalı ... Kuyumculuk şirketi vekili; müteveffanın eşi ve çocuklarının açtığı manevi tazminat dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesini talep ettiklerini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; usule uygun başvuru yapılmadığını, desteğin eşine ve çocuklarına toplamda 171.061,00 TL ödeme yaptıklarını, bakiye 138.939,00 TL teminat limitleri kaldığını, kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, kusur oranlarının tespiti için rapor alınmasını talep ettiklerini, müteveffanın davacılara destek olduğunun ispatı gerektiğini, manevi tazminatın teminat dahilinde olmadığını, elde edilen kazanımların belirlenerek tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini, faizden sorumluluklarının sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile davanın trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminata ilişkin olduğu, alınan kusur raporları ile davalı sürücünün 23.08.2016 tarihinde meydana gelen kazada kusurlu olduğu, destek ...'nin ise kusuru olmadığının belirlendiği, aktüerya raporu ile davacı ... lehine 42.80,60 TL destek tazminatı hesaplaması yapıldığı ve davacı vekilinin talebini artırdığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85'inci maddesi uyarınca destek tazminatından işleten, sürücü ve sigorta şirketinin müteselsilen sorumlu olacakları, manevi tazminat bakımından ise davacıların oğlu ve kardeşleri olan ...'nin vefatı ile davacıların zarara uğradığı, kazanın meydana geliş şekli, müteveffaya yakınlık derecesi, sosyal ve ekonomik durum dikkate alındığında davacı ... için 15.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 42.803,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, hükmedilen tazminata davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı ... için 15.000,00 TL, diğer davacılar ...,...,..., ...,..., ... ve ...için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Kuyumculuk Tic. ve San. Ltd. Şti'den müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Limited Şirketi istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesinin hukuka aykırı olduğu, manevi tazminatın düşük belirlendiğini belirtmiştir.
Davalı ... Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminatın taraf sayısı dikkate alınınca yüksek olduğunu belirtmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin olduğu, Malatya 3. Ağır Ceza mahkemesinin 2018/167 Esasa sayılı dosyanın incelenmesinde hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda müteveffanın kazada kusurunun olmadığı, davalı ...'nın ise tam kusurlu olduğunun belirtildiği, söz konusu raporun hükme esas alınmasında usulsüzlük olmadığı, davacıların ihtiyari dava arkadaşı oldukları, bu durumda her bir davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı lehine her bir davacı yönünden reddedilen miktar üzerinden vekalet ücreti verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıların manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğine dair istinaf nedenlerinin incelenmesinde, olayın meydana geliş şekli, sosyal ve ekonomik durum, paranın satın alma gücü birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olmadığı, davacı ... lehine 20.000,00 TL, diğer davacılar lehine ise 7.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davalılardan ... Ltd.Şti vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin olarak kaldırılmak suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile 42.803,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, hükmedilen tazminata davalı ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı ... lehine 20.000,00 TL, diğer davacılar ...,...,..., ...,..., ... ve ...için ayrı ayrı 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın bu davacı açısından kesin olmadığı, davacı ... açısından hükmedilen manevi tazminatın düşük belirlendiği, davalı lehine her bir davacı aleyhine reddedilen manevi tazminat için vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı 23.08.2016 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 53 ve 56'ncı maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacıların ihtiyari dava arkadaşı oldukları ve her bir davacının reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı lehine, davacılar aleyhine hükmedilen vekalet ücretini geçmemek koşulu ile vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiş ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup 80.000,00 TL reddedilen miktar yönünden davacı ... açısından karar tarihi itibari ile kararın kesin olmamasına göre davacı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; davacı ...'nin oğlu olan ...'nin 23.08.2016 tarihli kazada vefat etmesi nedeni ile davalı sürücü ve işletenden 100.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesi 15.000,00 TL manevi tazminata karar verirken Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminata karar vermiştir. Dava konusu trafik kazasının, davalı sürücünün Devlet Yolunda seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile şerit ihlali yaptığı, akabinde dava dışı başka bir sürücünün aracına çarpması sonrasında geriden gelen müteveffa ...'nin aracına çarpması sonucu meydana geldiği anlaşılmıştır. Kazadaki kusurun %100 oranında davalı araç sürücüsünde olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davacı murisi ise kusursuzdur.
Bu durumda, davacının ölene yakınlığı, murisin kusursuz olması, karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olması, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında, mahkemece davacı ... için takdir olunan manevi tazminat miktarının düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.