İstinaf başvurusunun esastan reddi
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2019 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c,h,53 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır
2.İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2019/50 Esas, 2020/380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c,h,62,53 maddeleri gereğince 9 yıl 2 ay, hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 04.10.2021 tarihli 2021/1040 Esas, 2021/2225 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Suçu işlemediğine,
Mahkûmiyeti gerektirir delil bulunmadığına,
Eksik inceleme ile çelişkili beyanlara dayanılarak karar verildiğine,
Hükmün bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın 15.12.2018 tarihinde saat 23.00 sıralarında sokakta tespit edilemeyen meçhul şahıslarla birlikte müştekinin gözünü ve ellerini bağlayarak müştekinin cep telefonunu ve 2.000,00 TL'sını aldıklarının müştekiye ait cep telefonunun sanığın üzerinde bulunduğu ve müştekinin de sanığı teşhis ettiği dikkate alındığında, sanığın hayatın olağan akışına aykırı savunmasına itibar edilemeyerek atılı yağma suçunu işlediğinin ... olduğunun, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Kovuşturma aşamasında ulaşılamayan müşteki olay sonrası sıcağı sıcağına alınan ifadesinde olay bölümü (1) nolu bentteki gibi beyan etmiştir.
3.Sanık aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, ".. kaçak yoldan geldim pasaportum yoktur. Pakistanlı ... isimli bir kişiden 350,00 TL alacağım vardı. Kendisi ile Arnavutköy'de çalışırken tanışmıştım. ... isimli bu kişi benimle çok yakın bir yerde barındığı için benimle görüşebilmektedir. ... isimli kişi bana gelerek birinden zorla aldığını söylediği telefon ve 105,00 TL parayı bana vererek bunlar sen de .... Sana olan borcumu ödediğimde geri alırım deyip yanımdan gitti. Telefon ve para bu yüzden benim yanımdaydı. Müştekiyi de Arnavutköy'den tanırım. ... ile müştekinin tanışıp tanışmadığını bilmiyorum. Benimle müştekinin herhangi bir husumeti yoktur. Ben müştekiyi gasp etmedim. Müştekiyi gasp eden kişilerden ... dışında herhangi kimseyi bilmiyorum. Diğer sanığı da aynı yerde çalıştığımız için tanırım. Telefonu ... bana verirken diğer sanık ... yanımda değildi.." şeklinde beyanları ile suçlamayı kabul etmemiştir.
4.Temyiz dışı sanık A.E.'nin ifade tutanağı, kolluk tarafından düzenlenen olay/yakalama, üst arama ve teşhis tutanakları, tutanak imzacıları M.D. ve M.Y.'nin ifade tutanakları, dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Suçu İşlemediğine, Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesince Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Müştekinin beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı, temyiz dışı sanık A.E.'nin ifade tutanağı, kolluk tarafından düzenlenen olay/yakalama, üst arama ve teşhis tutanakları, tutanak imzacıları M.D. ve M.Y.'nin ifade tutanaklar dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı ve eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğinin anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden hükümde isabetsizlik bulunmamıştır.
2.Ancak, pasaportu ve kimliği bulunmayan sanığın dosya kapsamında mevcut fotoğrafının karara yapıştırılmak, parmak izlerinin de karara eklenmesi suretiyle hükümlülüğe karar verilmesi gerekirken, sanığın fotoğrafı ve parmak izinin karara eklenmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 04.10.2021 tarihli 2021/1040 Esas, 2021/2225 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.