Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.09.2020 tarihinde davalı nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı ... ile yapılan sulh görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, davacının olayda tali kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 39.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 40.000 TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 110.884,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.532,71 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 120.376,92 TL 'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; TRH 2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektigini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluklarının bulunmadığını bu masrafların SGK tarafından karşılanacağını, olayda müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 120.376,92 TL tazminatın 29.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun kaza tarihinden 1 yıl geçmeden alınmış olmakla yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, poliçe tanzim tarihi (27.05.2020) itibariyle uygulanması gereken Genel Şart hükümleri gereğince geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olup işbu teminat bakımından yapılan prim aktarımı gereğince davalı ... şirketinin sorumlu bulunmadığını, bu masrafların SGK tarafından karşılanacağını, tazminatın %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, davacının asgari ücret üzeri gelir elde ettiğine ilişkin herhangi bir resmi belge bulunmamasına rağmen asgari ücret üzeri gelir dikkate alınarak hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu, davacı motosiklet sürücüsü olup kaza sırasında kask-koruyucu kıyafet kullanmadığı sabit olduğundan hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'de belirtilen ücretin 1/5 'i tutarında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, tazminat hesaplamasının Yargıtay içtihatlarına uygun olacak şekilde progresif rant yöntemi kullanılarak yapıldığı, geçici iş göremezlik tazminatının trafik sigortası teminat kapsamında bulunduğu, dosya içeriğinde davacının tazminat hesabına esas gelirine ilişkin SGK hizmet dökümü yer almakta olup bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının kask takmadığı veya başkaca müterafik kusuru bulunduğu yönünde somut delil bulunmadığı gibi davacının maluliyetine sebep olan yaralanma omuz ve dirsek bölgesinde olup koruyucu ekipmanların takılı olup olmaması ile arasında illiyet bağı kurulamadığı, davacı lehine tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 02.09.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370,371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava konusu kaza, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasıdır.
Olay günü trafik polisleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında,davalıya sigortalı araç sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak kural ihlalinde bulunduğu belirtilmiştir. Kusur durumunun tespiti için Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 01.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, davacı motosiklet sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bilirkişi raporundaki kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmiştir. Özellikle dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre kazanın oluş biçimi dikkate alındığında dosya içerisinde yer alan kusur raporu yetersizdir.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince üniversite öğretim üyelerinden seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, tarafların kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
3.Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davacının motorlu kurye olduğu, ... Kasap isimli işyerine ait olan motosikletle seyir halinde iken kazanın meydana geldiği ve davaya konu edilen maluliyet durumunun doğduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; SGK Başkanlığından, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kazadaki maluliyeti nedeniyle davacının geçici veya sürekli iş göremezliğine ilişkin herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığı; ödeme yapılmış veya gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının sorulması; yapılan ödeme veya bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi hükmü değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 üncü maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2 inci maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.