İNCELEME KONUSU

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Hükümlü hakkında iftira suçundan Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/675 Esas, 2018/658 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin mercii Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2018 tarihli ve 2018/1115 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.11.2018 'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.08.2022 tarihli Kyb-2022/8320 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112497 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB- 2022/112497 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“..... Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesince; sanık hakkında daha önce Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1161 Esas, 2018/1361 sayılı kararı ile verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği" düzenlemesi uyarınca, yeniden hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1161 Esas, 2018/1361 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 17/07/2018 tarihinde kesinleştiği, sanığın ise Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olan suçu 16/02/2017 tarihinde işlediği, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesinde "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki düzenleme karşısında suç tarihi olan 16/02/2017 tarihi itibariyle sabıkası bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince mahkemesince sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usul ve yasaya uygun olduğu cihetle, itirazın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir..”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1. 5271 sayılı Kanun’un, 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin gerekeceği, bununla birlikte; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72 nci maddesi ile; "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün eklendiği anlaşılmıştır.

2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün adli sicil kaydında mevcut Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1161 Esas, 2018/1361 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 17.07.2018 tarihinde kesinleştiği ve denetim süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı, dosyadaki iftira suçunun ise denetim süresi başlamadan önce 16.02.2017 tarihinde işlendiği ve hükümlünün adli sicil kaydında başkaca hükümlülüğünün olmadığı da nazara alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde kasıtlı bir suçun işlenmesinin söz konusu olmadığı, bununla birlikte; hükümlüye yüklenen iftira suçundan doğan somut bir maddi zarar bulunmaması, hükümlünün hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi ve Mahkemece yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması hususları da gözetilerek, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2018 tarihli ve 2018/1115 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.