Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ:
1. Emirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.07.2020 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi birinci fıkrası birinci cümle, 86 ncı maddesi ikinci fıkrası, 86 ncı maddesi üçüncü fıkrası (e) bendi, 109 uncu maddesi birinci fıkrası, 125 inci maddesi birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Yapılan yargılama neticesinde Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi birinci fıkrası ve 62 nci maddesi birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.03.2022 tarihli kararı ile ilgili katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin duruşma açılarak 01.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu kabul edilip hükümler kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesi ikinci fıkrası, 109 uncu maddesi üçüncü fıkrası (a) bendi, 35 inci maddesi birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, temyize konu suçu ağır tahrik altında işlediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına yönündedir.
Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, sanığın aralarında gönül ilişkisi olan eski kız arkadaşı katılan ...'ı iş çıkışında yol üzerinde araba ile beklediği, katılan yanından geçerken, katılana konuşmak istediğini söylediği, katılanın kabul etmemesi üzerine onu saçından tutarak sevk ve idaresindeki araca bindirmeye çalıştığı, araca bindirdiği, ardından katılan direnip kaçmaya çalışınca katılanı tekrar yakalayarak tartakladıktan sonra elindeki bıçak ile sağ baldırı ve kalçasındam yaraladığı, daha sonra yaralanan katılanı olay yerinde bırakarak araç ile uzaklaştığı, bu şekilde üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına yöneliktir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk derece mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi suçundan "Hukuki Süreç" bölümünün ikinci bendinde belirtildiği şekilde katılana yönelik eylemi yönünden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan haksız tahrik hükümlerini uygulamak suretiyle mahkumiyet hükmü, hakaret ve kasten yaralama suçları bakımından ise beraat hükmü kurduğu anlaşılmıştır.
2. Katılan ... hakkında olaydan hemen sonra Emirdağ Devlet Hastanesi'nden 23.05.2020 tarihli doktor raporu alındığı, bu raporda mağdurda meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet kararı ile kasten yaralama suçundan kurulan beraat kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak sanık hakkında atılı suçu bakımından "Hukuki Süreç" bölümünün üçüncü bendinde belirtildiği şekilde haksız tahrik hükümleri uygulanmaksızın mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
İnceleme konusu dosya kapsamına göre; sanığın ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2017 tarihli 2016/264 Esas 2017/141 Karar sayılı kararında tekerrür hükümleri uygulanırken tekerrüre esas alınan mahkeme ilamının, Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2024 tarihli 2015/647 Esas 2015/962 Karar sayılı kararı yerine Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/647 Esas 2015/962 Karar sayılı kararı olarak gösterilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilebileceği dikkate alınarak yapılan incelemede;
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanları, bu beyanları doğrular nitelikteki doktor raporu ile olay anını gösterir kamera kaydı izleme tutanağı, sanığın aşamalardaki tevilli ikrara dönük beyanları, olay yeri araştırma tutanağı, yapılan duruşmalardaki katılan ile sanığın savunma ve beyanlarına, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın, katılanın hürriyetini silah kullanarak kısıtlamaya teşebbüs ettiği görülmekle, Bölge Adliye Mahkemesince, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında lehe hükümlerin ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz talepleri reddedilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli 2022/625 Esas, 2022/885 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.