Davanın kabulüne

Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa ili Gemlik ilçesi ... mevkiinde sınırlarını belirttiği taşınmazın sazlık, bataklık, kayalık, taşlık gibi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, 27 yılı aşkın bir zamandan beri zeytinlik vasfında kendi tasarrufunda bulunduğu, malik sıfatı ile zilyet ettiği iddiasıyla ekli krokide pafta 87 parsel A (19.274,77m2), B (2.875,72m2) olarak belirtilen zeytinlik vasfındaki taşınmazın adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi halinde Hazine adına taşınmazın tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, 15.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda (A1) harfi ile belirtilen 1.849,89 m2 yüz ölçümlü kısmın, (A2) harfi ile belirtilen 16.639,70 m2 yüz ölçümlü kısmın, (B) harfi ile gösterilen 2.608,36 m2 kısmın zeytinlik vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Karara karşı davalı Hazine vekili ile ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; tek kişi tarafından hazırlanan ziraat bilirkişi raporunun hükme esas almaya yeterli olmadığı, taşınmazın evveliyatında orman olup olmadığı, zilyetlik süresi ve niteliğinin kesin olarak belirlenmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’nın 16.04.2019 tarihli yazısında 16.10.2008 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Umurbey Nazım imar planında kaldığı belirtilmesine rağmen bu hususun dikkate alınmadığı, imar planının onaylandığı 2008 tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait farklı tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları temin edilerek yeniden bir orman mühendisi bilirkişi, üç ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi eşliğinde keşif yapılarak imar ve ihya ile zilyetlik araştırması yapılması gerektiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmaz üzerinde 1984 ve 1997 yıllarına ait hava fotoğraflarında imar ihya çalışmalarının tamamlandığı, davacı ve eşi tarafından ihya edildiği, zilyetlik koşullarının sağlandığı, 20 yıldan fazla zilyetlik olduğu ve dava tarihine kadar da devam ettiği gerekçeleriyle bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 19.320,78 m² yüz ölçümlü kısım ile (B) harfi ile gösterilen 2.038,27 m² yüz ölçümlü taşınmazların zeytinlik vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

A. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davalı Hazine vekilinin verilen hükme yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

B. Davalı Hazine vekilinin dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmına yönelik temyiz talebine gelince; İlk Derece Mahkemesince her ne kadar az yukarıda yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, verilen hüküm dosya içeriğine uygun değildir.

Şöyle ki; dava tarihinden daha önce yapılan ve kesinleşen imar planı var ise ve dava konusu taşınmaz plan kapsamındaysa imar planın kesinleşme tarihine kadar zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek ulaşılacak sonucu göre bir karar verilmelidir. Mevcut davada 24.03.2021 havale tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi, ziraat mühendisleri ve orman bilirkişisi ortak raporunda dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmı üzerinde imar ve ihyanın 1997 yılından önce tamamlandığının tespit edildiği, yine dava konusu taşınmazın 2008 yılında onaylanan Nazım İmar Planı kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen kısmının 1997 yılından önce imar ve ihya olduğu, nazım imar planının ise 2008 yılında onaylandığı dikkate alındığında bu tarihler arasında geçen davacının zilyetlik süresinin yeterli olmadığı anlaşıldığına göre, davacının bu kısma yönelik tescil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle az yukarıda yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

Yukarıda (2) (A) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) (B) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2.430,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 7.053,57 TL'nin temyiz eden Gemlik Belediye Başkanlığından alınmasına,

2.371,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 7.112,87 TL'nin temyiz eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.