HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/518 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
1.Sanık ...'in temyiz isteği; samimi ikrarda bulunmasına rağmen mağdur olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ...'ın temyiz isteği; lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
1.Sanık ...'in diğer sanık ...'In azmettirmesi ile ...'a ait nüfus cüzdanı üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı, 13.12.2014 tarihinde yapılan Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavına sanık ... yerine sanık ...'in girdiği, hazırladığı sahte kimliği kullandığı, yoklama fişine Serkan'ın yerine imza attığı, soruların tamamını çözdüğü, sınav bitiminde salondan çıktıktan sonra polis memurlarının şüphe duyması üzerine yapılan kaba üst aramasında suça konu sahte nüfus cüzdanının ele geçirildiği bu nedenle Sanık ...'in resmi ve özel belgede sahtecilik, sanık ...'ın ise resmi ve özel belgede sahtecilliğe azmettirme suçlarından cezalandırılması istenmiştir.
2. Sanık ..., arkadaşı ...'ın ricası üzerine onun nüfus cüzdanı aslını ve sınava giriş belgesi aslını alarak ehliyet sınavına girdiğini, belgelerde fotoğraf değişikliği veya başka bir işlem yapmadığını, sınav cevap kağıdını işaretleyip imzaladığını, yoklama kağıdını imzaladığını, sınav bittiminde çıkışta yakalandığını beyan ederek suçu kısmen ikrar etmiştir.
3. Sanık ..., daha evvel sekiz kez ehliyet sınavından elendiğini, arkadaşı ...'ten kendisi yerine sınava grmesini rica ettiğini, nüfus cüzdanı aslı, sınav giriş belgesi aslını kendisine verdiğini, ...'in sınav çıkışında yakalandığını, nüfus cüzdanı üzerinde herhangi bir tahrifat yapmadığını beyan ederek suçu kısmen ikrar etmiştir.
4....Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 19.12.2014 tarihli uzmanlık raporu ile, inceleme konusu nüfus cüzdanı üzerinde fotoğraf değişikliği suretiyle sahtecilik yapıldığı, aldatma kabiliyetini haiz olduğu kanaatine varılmıştır.
5. Mahkemece emanete konu belge asıllarının incelenmesinde; Motorlu taşıt sürücü adayı sınavına ilişkin sınav giriş belgesi aslındaki fotoğraf ile cevap kağıdındaki fotoğrafın aynı olduğu, üzerinde mühür izi bulunduğu, cevap kağıdında, yoklama listesinde ... adına ıslak imza atıldığı, cevap anahtarının işaretlendiği, nüfus cüzdanı aslı incelendiğinde ... adına düzenlendiği, üzerindeki fotoğrafın sınav cevap kağıdı giriş belgesindeki fotoğraflara benzemediği, üzerinde kısmen fotoğrafın sol yan köşesini kapsayacak biçimde mühür izi olduğu anlaşılmıştır.
6. Mahkemece, Sanıklar ... ve ...'ın olay öncesinde birbirleriyle irtibat kurdukları, sanık ...'ın yerine sanık ...'ın joker olarak sınava girmesi konusunda fikir ve eylem birliğine vardıkları, bu itibarla sanık ...'ın nüfus cüzdanı aslını, sınava giriş belgesi aslını sanık ...'a verdiği, sanık ...'ın nüfus cüzdanındaki fotoğrafı sökerek yerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı, yaptığı bu sahteciliğin ilk etapta anlaşılacak nitelikte olmayıp aldatma kabiliyetinin bulunduğu, sanık ...'ın söz konusu nüfus cüzdanı ve sınava giriş belgesi aslı ile sanık ... yerine olay günü gerçekleşen Motorlu Taşıtlar Sürücü Adayı sınavına girip yoklama listesinde ve cevap kağıdında sanık ... adına olan kısımlara imzasını attığı, cevap anahtarının tamamını işaretlediği, sınav çıkışında sanık Cesim'in kolluk görevlilerince yakalandığı, sanıkların eyleminin kül olarak iştirak halinde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
1. İddianamede sanıklara atılı ...'in salon aday yoklama listesini ... yerine imzalaması eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve bu suçla birlikte sanıkların suça konu nüfus cüzdanı ile sınav belgelerini farklı tarihlerde düzenlendiğinin de anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.