SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2010/358 Esas, 2014/429 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı;

1. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların mahkûmiyetlerine hükmedilmesi gerekirken beraatlerine hükmedilmesinin eksik inceleme ve araştırma neticesi, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir

1. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerince 01.11.2006 ile 08.11.2006 tarihleri arasında ön denetim çalışmasının yapılan denetimler neticesinde; sanıkların muhtelif tarihlerde 30.05.2006 tarihli ve 26183 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Doğrudan Gelir Desteği Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğ" gereğince... Tarım İl Müdürlüğü'ne vermiş oldukları dilekçeleri ile söz konusu gelir desteğinden yararlanmak amacıyla talepte bulundukları, bu amaçla bir kısım belgeler ibraz ettikleri, dosyalarında yer alan tapu bilgileri ile tapu sicil kayıtları arasında uyumsuzluk bulunduğu ve sanıkların belgeler üzerinde oynamalar yapmak suretiyle fazladan doğrudan gelir desteği ödemesi aldıklarının tespit edilmekle... Valiliği Tarım İl müdürlüğü'nce Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ve sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendinde tanımlanan nitelikli dolandırıcılık ve aynı kanunun 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılanması amacıyla kamu davası açılmıştır.

2. Sanıklar aşamalarda üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.

3. Mahkeme tarafından yargılama konusu somut olayda sanıkların, başvuru sürecinde kamu görevlilerini aldatmaya yönelik herhangi bir hileli hareketlerinin söz konusu olmadığı, sanıkların eylemlerinin kamu görevlilerinin denetim olanağını ortadan kaldırmamış olması, arazilerin tapulu olması ekime müsait olması ve ekili olması karşısında yapılan beyanla değil, basit bir incelemeden sonra söz konusu arazinin yüzölçümünün farklı olduğunun ve mükerrer tapu kaydı ibraz edilip edilmediğinin tapu sicil müdürlüğüne yazılacak bir yazı ile tespit edilebilmesinin mümkün olduğu, dolandırıcılık suçunun kurucu unsuru olan hile öğesinin sergileniş açısından karşı tarafın inceleme olanağını ortadan kaldırmadığından atılı suçun hile unsurunun oluşmadığı kanaatiyle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan; sanıkların sahtecilik yaptığı iddia olunan resmi belgelerin asılları ele geçirilememiş olan tapu senetleri olduğu, kuruma sunuldukları hali ile asılları bulunamayan belgeler üzerinde iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı konusunda bir tespit ve gözlem yapılmasının fiilen mümkün olmadığı gerekçesiyle de sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı kanaat ile ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık ...'nın 26.10.2010; sanıklar ... ve...un 09.12.2010 tarihli sorguları olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle,... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2010/358 Esas, 2014/429 Karar sayılı sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 18.11.2014 tarihli ve 2010/358 Esas 2014/429 Karar sayılı sayılı kararında katılan vekilinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.