SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/297 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararı ile sanığın;

a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi,52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 130.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanığın temyizi; mahkumiyeti için delil bulunmadığı, savunmalarının dikkate alınmadan karar verildiğinden hükmün bozulması talebine ilişkindir.

1. Sanığın yasal unsurları haiz, tamamen sahte olarak üretilmiş, 65.000,00 TL tutarlı çeki vererek ...'dan( ...Pompa San ve Tic.Şirketi) pompa aldığı, ...'ın da çeki...'a ciro ettiği ancak çekin bankaya ibrazı ile sahte olduğunu anlaşılması üzerine yapılan soruşturma neticesinde sanık hakkında atılı suçlardan dava açılmıştır.

2. Eyleme konu çek üzerinde kriminal polis laboratuvarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen uzmanlık raporuna göre çekin sahte olduğu, çekin ön yüzündeki ...İnş...- 0542 4055581 ibaresinin sanık ... eli mahsulü olduğu, ...Pompa Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ibaresinin üzerindeki imzanın ... eli mahsulü olduğu tespit edilmiştir.

3. Sanık savunmasında çeki müştekiye mal karşılığında verdiğini, bankadan sorduğunda sahte olmadığının söylendiği, soruşturma evresinde çeki keşideci şirket olarak görünen Niko Medya şirketinden alacağına mahsuben aldığını belirttiği, kovuşturma evresinde ise çeki ... isimli arkadaşından iş karşılığı aldığını belirterek suçlamaları kabul etmemiştir.

4. Suça konu çek mahkemece duruşmada incelenmiş, şekli unsurlarının duruşma zaptına geçirildiği, mahkeme gözlemine göre çekin aldatıcılık niteliğinin olduğu belirtilmiştir.

5. Mahkemesince çelişkili sanık savunması, müşteki ve tanık beyanları, bilirkişi raporu, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın her iki suçtan da mahkûmiyetine hükmedilmiştir.

A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden

1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/297 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.