Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebepleri; suç kastının bulunmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanması gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Arazisine ulaşan yolu kapatıp yeni yol açtığı iddiasıyla sanıktan kardeşinin şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında eski yolun kapatılarak yeni yol açıldığının kolluk görevlilerince 16.07.2014 tarihinde tespiti üzerine sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154/1. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan fen bilirkişisi raporunda suça konu yerin tutanak tarihinden önce kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde bulunduğunun belirtilmesi üzerine dava Orman İdaresine ihbar edilerek sanığın eylemine uyan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/1-2. maddelerinden ek savunması alınmıştır.

Davanın ihbarı üzerine suça konu eylem orman muhafaza memurlarınca 28.10.2015 tarihinde yeniden tutanak altına alınıp sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93/1-2. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılarak davalar birleştirilmiştir.

Mahallinde orman ve fen bilirkişileri refakatında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında; suça konu yolun kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde 178,39 m2 olduğu, aynı yere 5 adet ceviz fidanının dikildiği belirtilmiştir.

Sanık savunmasında, suça konu açtığı yolun babasından kalan tapusuz taşınmaz içinde olduğunu, ana yol ile ağılı arasındaki bağlantıyı sağlamak için yol açtığını beyan etmiştir.

Suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki ceviz fidanlarının müsaderesi hususunda mahallinde her zaman dava açılması mümkün görülmüştür.

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "16.07.2014,28.10.2015" yerine "28.10.2015" şeklinde belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.

Suça konu yerde orman kadastro sınırının suç tarihinden önce kesinleştiği ve bahse konu yerin orman olarak tescil edildiği nazara alınıp sanığın bu hususu bilmemesinin mümkün olmadığı kabul edilerek savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.