SUÇLAR: Konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

I - Sanık hakkında mala zarar verme ve tehdit suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
İstanbul Anadolu (Kapatılan) 72. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/103 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Sanığın, hakkında mala zarar verme ve tehdit suçlarından verilen beraat kararlarını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı gibi, hükümlerin gerekçesine yönelik bir temyiz itirazı da olmadığından, temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

II - Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme ve tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın mala zarar verme ve tehdit suçlarından beraatine, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan mala zarar verme ve tehdit suçlarından beraat kararı verilmesi sebebiyle, konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Kanun'un 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesindeki esas ve usûllere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

2. Kabule göre de;
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesi uyarınca birinci fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.