Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edeninin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/270 Esas, 2015/407 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek sanık hakkında eylemin, insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirildiğinden bahisle sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın suç kastı olmadığına, olay anında sanığın sırtının dönük olduğuna, otobüsün kalabalık olması nedeniyle elinin değdiğine, soruşturma ve kovuşturma aşamasında kendisini ifade edecek fırsat bulunmadığına, mahkumiyet kararının kaldırılarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Mahkemece sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım yapılmış ise de, bu maddenin kanun gerekçesinden de anlaşılacağı üzere suçun yetiştirme yurdu, okul pansiyonu ve hastane gibi insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi halinde sanığın cezasında artırım yapılabileceği, suça konu olan olayda sanığın, cinsel saldırı suçunu dolmuşta işlediği ve eylemin gerçekleştiği dolmuşun, söz konusu maddede "İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamlar" şeklinde tarif edilen yerlerden olmadığı gözetilmeden, hakkında koşulları oluşmadığı halde anılan maddenin tatbiki suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine uygun olarak, Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/270 Esas, 2015/407 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.