Taraflar arasında görülen davada ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.09.2012 tarih ve 2011/43-2012/197 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.05.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalılardan ... ile ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin yönetim kurulu ve denetçisi olarak görev yaptıkları dönemde 3.130.879 TL tutarındaki... Ltd. Şti'ye verilen çek bedelleri tahsil edildikten sonra müvekkili şirkete iade edilmediğini, ... Şti'den alınan satın alma faturalarının hiçbirinin müşterilere yansıtılmadığını, alınan faturaların da sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğunu, davalıların şirketi müşterileri için harcama yapmış gibi göstermek suretiyle ödeme yapmak durumunda bıraktığını, gerçekte var olmayan masrafların bedelinin şirket tarafından ödendiğini, öte yandan şirketin 1999,2000,2001,2002 ve 2003 yıllarına ait hissedarlar olağan genel kurul toplantılarına sunulan bilançolar, kâr-zarar cetvelleri, yönetim kurulu faaliyet raporları ve 2000-2001 yılı denetçi raporlarının gerçeği yansıtmadığını, davalı yönetim kurulu üyesi ve denetçilerin ibrasına dair alınan kararların yoklukla batıl olduğunu, öte yandan davalılardan ...'ın genel kurul toplantılarına bizzat katılarak kendi kendisini ibra ettiğini, bu yönüyle de ibraya ilişkin kararların kanuna aykırı ve geçersiz olduğunu ileri sürerek faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yoklukla batıl olan ibra kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine, davacı şirketin... Ltd. Şti'ye davalıların usulsüz işlemleri sonucu yapmış olduğu 82.786 TL tutarındaki ödemenin, ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Lütfullah Kutlu vekili, müvekkilinin genel kurulda ibra edildiğini sorumluluk davasının açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Celal Yavuz Özçelik vekili, şirketin eski yöneticiler ve denetçiler tarafından zarara uğratıldığı iddiasının asılsız olduğunu, zira davacının Amerika’da faaliyet gösteren ana firma İPG tarafından görevlendirilmiş uluslararası denetim firmalarınca 3 ayda bir ve her yıl denetlendiğini, bu denetimler neticesinde herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediğini, alınan ibra kararlarının da yasaya uygun olduğunu, ayrıca dava dışı Dirlik Ltd. Şti' ye mal ve hizmet karşılığı ödenen bedelin gerçek olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. .../...

-2-

Davalı ... ve ... vekili, davacı şirketin sahibi olan ana şirket yöneticilerinin ABD’de yapılan yargılamalardan kurtulabilmek için Türkiye’deki şirket yönetimine suç isnat etme teşebbüsüne yöneldiklerini, bu nedenle 26/10/2005 tarihinde müvekkili ve diğer davalıların yönetim kurulu üyeliklerine son verildiğini, iddiaların özel bir mali müşavirlik firmasına kendi taleplerine uygun olarak hazırlatılan denetim raporlarına dayandırıldığını, ibraya ilişkin genel kurul kararlarının geçersizliği iddiasının da hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin şikayeti üzerine davalılar hakkında ...8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/753- 2010/1573 sayılı dosyasında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı, kamu davası açıldığı, sanıkların görevli oldukları süre içerisinde faaliyetleriyle temsil ettikleri şirketi zarara uğratacak şekilde görevlerini kötüye kullanarak atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil elde edilemediğinden sanıkların beraatlerine karar verildiği, kararın kesinleştiği, 30/10/2000, 12/12/2001,26/12/2002, 24/07/2003,13/10/2004, 29/05/2005 tarihli genel kurul toplantılarında davalılar hakkındaki ibra kararlarının hem açık hem de zımnen alındığı, kararların geçerli olduğu, kararlara davalıların katılmış olmasının ...'nın 374/2. maddesi hükmüne göre kararların geçerliliğini etkilemeyeceği, zira anılan yasa maddesinde şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclis azalarına ibrasına ait kararlarda rey hakkına haiz olmadıkları düzenlenmiş olup, burada ifade edilen yasak bilançonun tasdiki suretiyle zımni ibra kararları verilmesine yönelik olmayıp, sadece açık ibra kararlarına ilişkin olduğu, somut uyuşmazlıkta davalılar ayrıca zımnen de ibra edildiklerinden bu bakımdan davalı üyenin kendi ibrasına katılmasının ibra kararını geçersiz hale getirmeyeceği, kaldı ki ibra kararlarının tamamının oybirliği ile alınmış kararlar olduğu, öte yandan davacı şirket ile dava dışı... Ltd. Şti'nin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde... Ltd. Şti. tarafından davacı adına düzenlenmiş faturaların herhangi bir hizmete dayanmayan faturalar olduğu hususunda somut bir bilgi yada belgenin "tespit edilemediği davalıların şirketi zarara uğrattıkları iddiasının dosya kapsamına göre ispatlanamadığı, ayrıca ...'nın 309. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin davacının ileri sürdüğü bazı işlemler bakımından dava tarihi itibariyle dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... ve ...'ya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.