HÜKÜMLER: Sanık ... Karatoprak'ın beraatine, sanık ...'ın
mahkûmiyetine, kaçak eşyanın müsaderesine

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık ...'ın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ... yönünden ise alt sınırdan ceza verilmesine şartları oluşmadığı halde cezasında takdiri indirim uygulanması ve re'sen tespit edilecek nedenler ile hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında hükmolunan kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması talebine ilişkindir.

A. Sanık..........,Hakkında Verilen Beraat Hükmü Yönünden

1.Olay tarihinde şoförlüğünü tanık olarak dinlenen ...'nin yaptığı ticari taksinin arka koltuğu üzerinde siyah çanta bulunduğunun görülmesi üzerine yapılan aramada 28 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçmesi, ...'in sigaraların ele geçtiği çantanın sahibinin ...nolu hattı kullanan...isimli şahıs olduğunu söylemesi üzerine sanık ...'in hattın sahibi olduğunun tespiti üzerine açılan davada; sanığın hattın kendisine ait olduğunu ancak olaydan önce diğer sanık ...'ya kullanması için verdiğini söylediği, diğer sanık ...'nında sanığın beyanlarını doğruladığı, tanık olarak dinlenen ...'nin de diğer sanık ...'yı teşhis ederek olay günü kendisini çağırdığını beyan etmesi karşısında sanığın diğer sanık ile birlikte iştirak iradesi ile hareket ettiğine dair mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması nedeniyle beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Suç tarihinde, trafik ışıklarında bekleyen ve durumundan şüphelenilen ... plakalı aracın arka koltuk üzerinde gözle görünür vaziyette büyük siyah çanta görülmesi üzerine durdurulduğu, araç şoförü olan ...'ye çantada ne olduğunun sorulduğunda bilmediğini ve çantaların daha önceden müşterisi olan ...nolu hattı kullanan...isimli şahsa ait olduğunu, kendisi ile otogar önünde buluşacağını söylediği ve nakil aracından 228 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği, ...'in beyanında geçen sigaraların sahibi olduğunu söylediği... isimli şahsın yakalanması için buluşacakları yer olan otogar önüne bahse konu araç ile gelinerek bir süre beklendiği ancak şahsın gelmediği, ...'in...'nın kullandığını beyan ettiği numarayı aradığında cevap verilmediği ve telefonu kapattığı anlaşılmıştır.

...'nin sigaraların sahibi olduğunu söylediği ...nolu hattın ... adına kayıtlı olduğu ve beyanında... isimli şahsın ... olduğunun tespit edilmesi üzerine sanıklar ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/18. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

Sanık ... ........,savunmasında; İddianamede ismi geçen ... 'yi tanıdığını ancak samimi bir arkadaşlığının olmadığını, kahvehanede işçi olarak çalıştığında ...'in de o civarda taksicilik yaptığını, bu nedenle tanıdığını, 0507 164 04 21 numaralı hattın kendisine ait olduğunu, bir dönem kullandığını daha sonra arkadaşı olan...'nın bu hattı kullanmak isteyince kendisine verdiğini, olay tarihinde ve yakın tarihlerde ... ile telefon görüşmesi yapmadığını, görüşmesi olmuş ise olaydan 3-4 ay öncesinden kahvehanede çalıştığı sırada taksi isteyen müşteri olması durumunda ...'in taksi işletmesi nedeniyle çağırmak için aramış olabileceğini, sigara ile ilgisinin olmadığını, daha sonra ......, ilçesindeki termik santralde çalışmak için Mersin'den ayrıldığını ancak sağlık sorunları nedeni ile geri döndüğünü, olay tarihinde ise .........,i'de olduğunu, ... ile aralarında herhangi bir husumet olmadığını savunmuştur.

Sanık ... savunmasında; ...'nin bakkal dükkanı işlettiğini, ayrıca taksi şoförlüğü yaptığını, evlerinin yakın olup arkadaş olduklarını, yakalanan sigaralar ile alakasının olmadığını, kime ait olduğunu bilmediğini, ............, numaralı cep telefonunun arkadaşı olan ......., adına kayıtlı olduğunu ve bu telefon numarası ile ... ile görüşme yaptığını ancak bu görüşmelerin sigara konusunda olmadığını, ...'i tanıyor olması nedeniyle başka konularda konuşacağı sırada aradığını, ...........'e ait bulunan hattın kendisinde bulunmasının nedeninin ..........,'in arkadaşı olması ve kendisinde de kullanmadığı Avea hattı olması nedeniyle kullanmak istemesi olduğunu ve .......,'in de verdiğinin ayırca ... numaralı telefon hattını da kullandığını, Bu telefon hattı ile de ...'le görüştüğünü, ancak sigara hakkında görüşmediklerini, sigara satışı yapmadığını, sadece bir kez hakkında dava açıldığını ancak başka bir olay olduğunu, iddianameye konu olayda ... ile cam sanayi civarında yol kenarında beklemediğini, otobüsten de herhangi bir valiz indirmediğini, ...'in anlattığı şekilde bir olay olmadığını, sonrasında ... ile neden bu şekilde ifade verdiği hususunda konuştuğunda tutuklanmaktan korktuğunu söylediğini, ancak olayla alakasının bulunmadığını beyan etmiştir.

Tanık ... beyanında; ... plaka sayılı ticari aracı kendisinin kullandığını, otobüsten alınan valizi aracın arka koltuk ve bagajına koyduğunu, otobüs gittikten sonra aracına binmek üzere iken polislerin geldiğini, valiz de ne olduğunu sorduklarında, içerisinde ne olduğunu bilmediğini söylediğini, bunun üzerine ......, isimli kişiyi takip ettiklerini söyleyerek telefonunu istediklerini ve görüşme kaydı ile ilgili numaraları kontrol ettiklerini, daha sonra polisler ile birlikte emniyet müdürlüğüne gittiğini, gitmeden önce de araçtaki valizleri açarak kontrol ettiklerinde içerisinden sigaranın ele geçirildiğini polisler ile birlikte gördüğünü, valizleri otobüsün bagajından araca muavinin koyduğunu, polisler geldiğinde... ve..........,'in olmadığını, .......,'nın ise polislerden önce yanından ayrılıp gittiğini, kendisinin telefon ile çağıran kişinin duruşma salonunda bulunan... olduğunu,......,'in ise bu konuda kendisini telefon ile aramadığını, ......, ile telefon görüşmelerinin başka konular ile ilgili olarak bazı zamanlarda olduğunu beyan etmiştir.

14.12.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanıklar ......, ve...'nın olay içerisinde bizzat yer alarak kaçakçılık olayını organize ettikleri, hem olay akşamı hem de olay saalerinde birbirleriyle ve araç sürücüsü ... ile sürekli görüşerek kaçakçılık eylemini gerçekleştirdikleri kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğuna dair bilirkişi beyanı dava dosyasında mevcuttur.

Dava konusu eşyaların değerinin hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu tespit edilmiştir.

Suç tarihinde ticari miktarda kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'ın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı

Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

A. Sanık ........,Hakkında Verilen Beraat Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli ve 2014/870 Esas, 2016/358 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA

B. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli ve 2014/870 Esas, 2016/358 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.