Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, davalı firmanın ... İlçesi ... Mevkii 1330/5 parselde inşa ettiği...isimli siteden... Blok ... nolu daireyi 26/02/2011 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, sözleşmenin 4.maddesinde dairenin 30 Kasım 2011 tarihinde teslim edileceği kararlaştırıldığı halde 14.10.2012 tarihinde teslim aldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 30.11.2011 ve 14.10.2012 tarihleri arasındaki 1.000 TL gecikme tazminatının (kira mahrumiyetinin) ihtar tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah ile talebini 2.992,00 TL. ye çıkarmıştır.
Davalı, mücbir sebepler nedeniyle teslimin geciktiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2.992,00 TL'nin 12.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı

2013/29367-2014/14744
ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Somut olayda davacı, davalıya 02.10.2012 tarihli ihtarnameyi çekmiş ve bu ihtar davalıya 12.10.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olup; davalı, ihtarda verilen süre gereği 22.10.2012 tarihinde temerrüde düşmüştür. Bu itibarla hüküm altına alman miktara temerrüt tarihi olan 22.10.2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken 12.10.2012 tarihinden itibaren faize karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince mahkeme kararının hüküm kısmının birinci fıkrasında yer alan "12/10/2012" rakamlarının karardan çıkarılarak yerine "22/10/2012" rakamlarının yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 79.30 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 8.5.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.