B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği, Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar için temyiz süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta olmasına rağmen, gerekçeli kararda temyiz süresi onbeş gün olarak gösterilerek taraflar temyiz süresinde yanıltıldığından temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2012/465 Esas, 2013/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2012/465 Esas, 2013/310 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 10.07.2017 tarihli ve 2017/26950 Esas, 2017/17856 Karar sayılı ilâmıyla, uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine, Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2017/1393 Esas, 2018/902 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 3.600,00 TL olmak üzere toplam 6.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından özetle, eksik araştırma ve değerlendirme ile mahkumiyet kararı verildiği gerekçesiyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanığın temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplerle mahkumiyet kararının bozularak beraatine karar verilmesine ilişkindir.

1. Temyiz dışı sanık ...'in, daha önce tanıdığı katılan ...'a, dedesinin gömü altın bulduğunu elinden çıkarmak istediğini söyleyerek iki adet örnek altın verdiği, katılanın sanığa 9.000 Euro para vererek sanık ... ile birlikte Sapanca İlçesine gidip altını kuyumculara sorarak satılabilir olduğunu teyit ettikten sonra, katılan ...'ın diğer katılan ... ile birlikte Doğubayazıt'a altın almak için gittikleri, sanık ...'in kendisine ait olduğunu söylediği ancak sanık ...'ya ait olan evde katılanların sanık ...'a 20.000,00'er TL para verdikleri, sanık ...'un altınları getirme bahanesiyle evden ayrıldığı ancak sonrasında katılanları telefonla arayarak Sapanca'ya gitmelerini, altınları oraya getireceğini söylediği, sonraki aramasında ise polislerin altınları yakaladığını söylediği, sanıklar hakkında bu şekilde iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. Sanık savunmasında özetle atılı suçla bir ilgisinin olmadığını, suçun kendine ait evde işlenmediğini beyan etmiştir.

3. Kolluk görevlileri tarafından olay günü tutulan tutanakta, katılanların göstermesi ile belirtilen adrese gidildiği, adreste kapıyı E.G.'nin açtığı, ikametin babası ...'ya ait olduğunu, babasının evde olmadığını, Erzurum'daki hastanede tedavi gördüğünü beyan ettiği belirtilmiştir.

4. Mahkemesince, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

5. Mahkemece, katılanların tüm aşamalarda istikrarlı anlatımları ve sanıkları teşhis etmeleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş ve temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

A. Tebliğname Yönünden
271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi' durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden ve kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilirken, tayin olunan temel gün sayısının 360 gün, sonuç cezanın ise 7.200,00 TL olması gerektiği gözetilmeden 3.600,00 TL olarak belirlenmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; 5237 sayılı Kanun'da cezaların içtimasına ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 99 uncu maddesinin "hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar" hükmünü içerdiği gözetilmeden, hapis cezasından çevrili adli para cezası ile doğrudan verilen adli para cezasının toplanarak bir bütün halinde taksitlendirmeye konu edilmesi suretiyle infazda karışıklığa neden olacak şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2017/1393 Esas, 2018/902 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (7) numaralı paragrafında bulunan "toplam 6.600,00 TL adli para cezasının" ibaresinin çıkartılması ve yerine" 3.000,00 ve 3.600,00 TL adli para cezalarının" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.