Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... vekili tarafından ve adli yardım talepli olarak davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; devletin mahkeme harcı almasındaki menfaati ile başvuranın mahkeme vasıtasıyla hakkını korumadaki çıkarları arasındaki denge, Anayasanın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ile bu kapsamda adalete ve mahkemeye erişim hakkı dikkate alınarak adli yardım talebi yerinde görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 334 ve devamı maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, davacı ...'in temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına karar verilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı ... vekili 28.02.2011 havale tarihli dilekçesinde; tapuda tarla vasfıyla davalı ... adına kayıtlı bulunan Düzce ili ... ilçesi ... Köyü 266 parsel sayılı 7550 m² yüzölçümündeki taşınmazın, 1977 yılından beri müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır.
Birleşen dosyanın davacısı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde; Düzce ili ... ilçesi ... Köyü 266 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen oman kadastro sınırları içinde ve orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali taşınmazın orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, aynı taşınmaza ilişkin olarak Orman İdaresi tarafından açılan davada önce birleştirme sonrasında ise ayırma kararı verildikten sonra yapılan yargılama neticesinde, davacı ...'in davası yönünden, yapılan harici satım sözleşmesinin geçersiz olduğu, tapuda kayıtla taşınmazın zilyetlik yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 31.03.2015 tarihli ve 2014/9249 Esas, 2015/2316 Karar sayılı ilamıyla; “ Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/44 E. - 2014/172 K. sayılı dava dosyasında, davacı ... Yönetimi tarafından çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açıldığının anlaşıldığı, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali hususunda bu dosyalardan birisinde verilecek kararın, diğer davayı da etkileyecek ve diğeri açısından da sonuç doğuracak olduğundan, her iki davanın birlikte görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği açıklanarak, her iki dava dosyasının birleştirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması " gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda davacı ... İdaresinin dava konusu parsele ilişkin olarak açtığı davanın birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda; davacının davasının reddine, birleşen 2015/263 Esas sayılı dava açısından, davacının davasının kabulü ile Düzce ili ... ilçesi ... köyü 266 nolu parselin tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün, davacı birleşen davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.05.2019 tarihli ve 2016/12746 Esas, 2019/3048 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece, irtifak hakkı sahibinin katılımı sağlanmaksızın, husumet yaygınlaştırılmadan yokluğunda dava görülüp sonuçlandırılmasının hatalı olduğu, ...'in tüzel kişiliğinin 12.08.1993 tarihli ve 93/4789 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile sona erdirilerek ... ve ... ünvanlı iki ayrı iktisadi Devlet teşekkülünün kurulduğu ve Türkiye Elektrik Kurumunun bütün haklarının bu iki kuruma devredildiği açıklanarak, dava konusu taşınmaz üzerindeki irtifak hakkına konu enerji nakil hatlarının ... ve ...’den hangisine ait olduğu tespit edilip davaya katılımı sağlanarak husumet yaygınlaştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı " gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile Düzce ili ... ilçesi ... Köyü 266 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre ve temyiz edenin sıfatına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,

Hakkındaki adli yardım kararı nedeniyle davacı Nezir Şahinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.