Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kişisel ev ve ziynet eşyası alacağı davasına dair karar davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, eşya ve ziynetlerin aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ziynet eşyasına ilişkin talebin reddine, ev eşyasına ilişkin talebin kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, tarafların boşandıklarını, düğünle birlikte getirilen ev eşyalarının evde kaldığını, ziynetlerin ise bozdurulup davalıya Ford Cargo Marka kamyon alındığını, boşanma davası öncesi bu aracın devrinin başkasına yapıldığını bildirerek ziynet ve ev eşyalarının aynen iadesine olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, boşanma davasında eşya alacağı için açılan davada harç yatırılmadığı için karar verilmediğini, 19.600 TL tazminatın davalı tarafından davacı eşine ödendiğini, davacının 1 metre altın zincir ve 20 gram bilezik dışında hiçbir ziynet eşyasının bulunmadığını, davacının söz konusu ziynet eşyalarını evi terkederken yanında götürdüğünü, ev eşyalarının birçoğunun faturalı olup davalı tarafından alındığını, davacının yanında iki adet yün döşek, bir adet dikiş makinesi, iki adet yorgan, bir adet ütü ve masası, iki adet halı yolluk, bir adet elektrik süpürgesi, bir adet sandık cemekan ve birkaç parça giysi getirdiğini, bunların haricindeki tüm eşyaların davalı tarafından satın alındığını, ayrıca talep edilen eşyaların cins ve markası belli olmadığını bildirerek kötü niyetle açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 25.9.2009 tarihinde davacının bir kısım ev eşyası ve ziynet eşyalarının davalıda kaldığını ispat edemediğinden ve tanık anlatımlarının soyut olup hüküm kurmaya yeterli bulunmadığından davanın reddine dair verilen kararın Dairemizin 24.5.2010 tarih 2010/703 – 6056 sayılı ilamı ile “…Olayda, davacı kadın evlilik birliği içinde altınların davalı tarafça kendisine iş kurmak için kamyon alınması amacıyla bozdurulduğunu ve kendisine bir daha verilmediğini davada dinlettiği tanıkların beyanı ile ya da kesin delillerle ispat edememiştir. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde “ve yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya ziynetlerin elinden alındığı, götürülmesine engel olunduğu, davalı tarafta kaldığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi, ayrıca davalının kabulünde olan söz konusu ev eşyalarının aynen veya bedelinin davacıya verilmesi gerekirken bu eşyalar yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.” Gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyularak ziynet eşyasına ilişkin talebin reddine, ev eşyasına ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
1-Mahkemece her ne kadar bozma ilamına uyularak davacı vekiline yemin hakkı hatırlatılmış ve davacı tarafından teklif edilen yemin davalı tarafından eda edilmiş ise de, davalı tarafından eda edilen yeminin HUMK.nun 339 – 340. Maddelerine uygun şekilde icra edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden usulüne uygun eda edilmeyen yemin nedeniyle ziynet eşyasının reddine dair hüküm kurulması doğru değildir.
2-Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında “davalının kabulünde olan söz konusu ev eşyalarının aynen veya bedellerinin davacıya verilmesi gerekirken bu eşyalar yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden” bozulmasına karar verilmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde belirtilen tüm eşyalar yönünden kabul kararı verilmiş olması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.