Mahkûmiyet, eşyanın ve nakil aracının müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebepleri; hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Kolluk birimlerince gerçekleştirilen devriye görevi sırasında, park halinde ve şoförü içinde bulunan, arka kısmı ağırlık nedeniyle çökmüş vaziyetteki araçtan şüphelenilmesi üzerine, aracı sevk ve idare eden sanığa sorulmakla aracında kaçak akaryakıt bulunduğunu belirtmesi ve imzalı tutanağa göre rızasıyla teslim etmesi sonucunda her biri 60 litrelik 40 adet bidonda toplam 2.400 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın savunmasında; aracın kendisine ait olduğunu, akaryakıtı akraba ziyareti için gittiği Hacıpaşa Beldesi'nden, tanımadığı Suriyeli şahıslardan aldığını, satma amacı olmadığını, tarlalarında kullanmak üzere satın aldığını beyan ettiği görülmüştür.
Sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116 ilâ 119 uncu maddelerine göre verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı cihetle; hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın atılı suçu ikrara yönelik bir savunması da bulunmadığı nazara alındığında Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, aynı Kanun'un 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemelere göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak kurulan Mahkeme kararı hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.