SUÇLAR: Hakaret, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs
HÜKÜMLER: Beraat
Şikâyetçi olduğunu beyan eden ve 24.11.2015 tarihli duruşmadaki katılma talebi hakkında mahkemece bir karar verilmeyen şikayetçi ...'nın hakaret suçu yönünden katılan, vekilinin ise katılan vekili sıfatıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya kabulüne karar verildi.
Adliyeye karşı işlenen adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında; sanığa atılı suçun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibarıyla şikayetçinin sanığa yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmediği, dolayısıyla Kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı bildirilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi; adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; davaya müdahale talebine ilişkin bir karar verilmediğine, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna ve ihtilat unsurunun gerçekleştiğine ilişkindir.
Katılanın eşinin avukatı olan sanığın, boşanma davasında katılan aleyhine tanıklık yapması için tanık M.G.'yi aradığı, M.G. daha sonra tanıklar M.T.A. ve A.O.'yu yanına çağırıp sanığı telefonla arayıp hoparlörü açarak sanık ile aralarındaki konuşmayı tanıklara dinletip kayda aldığı, sanığını bu konuşmada tanık M.G' ye katılan aleyhine tanıklık yapmadığı takdirde kendisi hakkında dava açacağını söylediği, ayrıca katılan hakkında “Mark gibi adam olmayan bir adamla karşılaşmışsınız... Erkek bir adam değil... karakterli şey bir insan yani...” şeklinde ifadeler kullandığı iddiasıyla açılan davada, sanığın her iki suçtan beraatine karar verilmiştir.
A. Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçu Yönünden
Adliyeye karşı işlenen adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında; sanığa atılı suçun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibarıyla şikayetçinin sanığa yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmediği, dolayısıyla Kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılan katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, katılan anlatımları, tanıklar M.G., M.T.A. ve A.O.'nun anlatımları ile bilirkişi raporu karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
A. Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.