Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

1. TCK'nun 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ile failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama yeri bulunmayan sanığın sosyal ve ekonomik durumu gerekçe gösterilerek gün adli para cezasının tayininde alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden hüküm kurulması,

2. Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasında TCK’nun 62/1. maddesi uyarınca indirim uygulanırken sonuç cezanın 5 gün yerine 4 gün olarak belirlenmesi,
3. 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla; adli sicil kaydına göre sabıkası olmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir kişiliği tespit edilemeyen sanık hakkında, "Sanığın geçmişteki hali nazara alındığında tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat gelmediğinden” şeklinde dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçe ile hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.