SAYISI: 2020/458 E., 2022/233 K.
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan İlk Derece Mahkemesi kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2019/1533 Esas, 2020/3246 sayılı bozma kararı üzerine;
1. İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2020/458 Esas, 22022/233 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Teknik anlamda ByLock kullandığının şüpheden uzak olarak tespit edilemediğine, ByLock içerikleri temin edilmemesine rağmen bozmaya aykırı olarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
2.Sanığın evinde bulunan ADSL hattında ByLock tespiti bulunmadığına,
3. Sanığın ByLock ağına dahil olduğuna ve suç işlemek kastı ile hareket ettiğine dair somut ve hukuka uygun delil bulunmadığına,
4.HTS ve CGNAT kayıtlarının uyumsuz ve verilerin çelişkili olduğuna, raporda da belirtildiği gibi bu verilerin sanığın ByLock kullandığını kanıtlamayacağına,
5.Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, beyanlara itibar edilse bile sanıkla ilgili beyanlarının 17-25 Aralık 2013 tarihinden öncesine ilişkin olduğuna,
6.Segbis çözümünün duruşma sonrası yapılmadığına,
7.Eksik inceleme ile karar verildiğine ve kararın gerekçesiz olduğuna,
8. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği, dosya içerisinde bulunan tanık beyanlarının da 2011 yılı öncesine ilişkin olduğu gözetilmekle,
İlgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve Değerlendirme Tutanağının getirtilmesi, temini halinde Bylock Tespit ve Değerlendirme tutanağında ekli kişilerin kimlik bilgilerinin tespiti ile beyan yada ifadelerinin dosya arasına getirtilmesi, yine UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, beyan veya ifade sahibi şahısların tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2020/458 Esas, 2022/233 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.