İtirazın reddi

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na (5510 sayılı Kanun) aykırı davranmaktan dolayı Kilis Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından ... aleyhine kurum içi hizmet alım personelinin 4-D kadrosuna geçiş işlemlerinde, personelin aylık sigorta bildirimlerinde gecikme yaşanmasından dolayı uygulanan 14.206,00 Türk Lirası idarî para cezasının, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca anılan kamu zararının 1/3'üne tekabül eden 4.736,00 Türk lirası tutarındaki kısmının ilgilisi ... tarafından rızaen ödenmesine dair Kilis İl Sağlık Müdürlüğünün 15.04.2019 tarihli ve 35277066- 903.08.02 sayılı işlemine karşı yapılan başvurunun kabulü ile anılan işlemin idarî yaptırım kararı kabul edilerek kaldırılmasına ilişkin Kilis Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/1679 değişik iş kararına yönelik itirazın mercii Gaziantep 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.01.2021 tarihli ve 2021/62 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.06.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2022 tarihli ve KYB-2022/104398 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2022 tarihli ve KYB-2022/104398 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinde yer alan, "(1) Kamu zararından doğan alacaklar, sorumlulardan ve/veya ilgililerden, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilir. (2) Tespit edilen kamu zararları; a) Rızaen ve sulh yolu ile ödenmek, b) (Değişik: RG-15/6/2019-30802-C.K.-1147/7 md.) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas yapılmak, c) 2004 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak, suretiyle tahsil edilir." ve anılan Yönetmeliğin 13. maddesinde yer alan "(1)Kamu zararından doğan alacaklar, sorumluları ve/veya ilgilileri tarafından rızaen veya ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde sulh yoluyla ödenebilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Kilis İl Sağlık Müdürlüğünde hizmetli kadrosunda görev yapmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca ... bünyesinde 4-d kadrosuna geçişi yapılan ...'nın aylık sigorta bildirimlerinin geç yapıldığı gerekçesiyle Kilis Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından uygulanan 14.206,00 Türk Lirası idarî para cezasının 1/3'üne tekabül eden 4.736,00 Türk lirası kısmının, anılan Yönetmelik uyarınca ilgilisi ... tarafından ödenmesine ilişkin Kilis İl Sağlık Müdürlüğünün 15/04/2019 tarihli işleminin, ilgilisi tarafından kamu zararının rızaen ödenmesi niteliğinde olduğu, anılan işlemin hazırlayıcı işlem niteliğinde olduğu ve tek başına bağımsız olarak hukuksal bir etki doğurmadığı, istenen tutarın rızaen ödenmemesi halinde resen tahsilinin söz konusu olmadığı, ancak genel hükümlere göre tahsilini teminen adlî yargıda dava açılabileceği, benzer bir olay sebebiyle, Uyuşmazlık Mahkemesinin 29/11/2021 tarihli ve 2021/533 esas, 2021/650 sayılı kararında da; " ... Ortaokulunda müdür yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde davacı hakkında Maarif Müfettişliğinin soruşturma raporu kapsamında, kamu zararından bahisle mali yönden getirilen teklif doğrultusunda davacıdan istenilen ve ihtirazi kayıtla tahsil edilen bedelin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve bedelin iadesi istemiyle idari yargı yerinde dava açılmıştır... kamu zararının tahsili için öncelikle sorumlu personelin rızaen ve sulh yoluyla ödeme yapması gereğinin kendisine tebliğ edileceği; kamu zararı nedeniyle ortaya çıkan alacağı personelin rızaen ödememesi durumunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre takip yapılacağı; bu Kanuna göre takip başlatılmadan idarenin söz konusu alacağın tahsilini personelin aylığından re'sen kesinti yapmak suretiyle sağlayamayacağı; ortaya çıkan kamu zararının tahsili/tazmini hususunda idarenin re'sen icra yetkisinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, davaya konu edilen husus herhangi bir idari işlem veya eylemden kaynaklanmayıp, davacının "cebri icra" zannıyla da olsa kendi rızasıyla yaptığı ödemenin hukuka aykırılığı iddiasıyla iadesi istemine ilişkin olduğundan, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde belirtilen idari dava türlerine uymaması nedeniyle ve tahsilin 657 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile 5018 sayılı Kanun ve Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca gerçekleştirilmiş olduğunun saptanması karşısında, davacının haksız yere ödediğini iddia ettiği paranın iadesi için alacak davası şeklinde açmış bulunduğu davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir...." şeklinde belirtildiği üzere, idarî yaptırım niteliğinde olmayan kamu zararının rızaen ilgilisi tarafından ödenmesine ilişkin Kilis İl Sağlık Müdürlüğünün 15/04/2019 tarihli ve 35277066-903.08.02 sayılı işlemi aleyhine Türk Borçlar Kanunu kapsamında özel hukuk hükümlerine göre adlî yargıda dava açabileceği cihetle, olayda Sulh Ceza Hâkimliğinin görevli olmaması karşısında, merciince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriklerindeki hususlar yerinde görüldüğünden taleplerin KABULÜNE,

2.Gaziantep 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.01.2021 tarihli ve 2021/62 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için, dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.