İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/1170 Esas, 2021/2642 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 295/1. maddesindeki düzenlemeye göre; süre tutum dilekçesi vermek suretiyle temyiz iradesini ortaya koyan suça sürüklenen çocuk, müdafii, katılan veya vekilinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi (7) gün içerisinde gerekçelerini bildirmemeleri halinde ... meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek mâkul bir sürede temyiz gerekçelerinin, diğer bir ifadeyle sebeplerinin bildirilmemesi halinde temyiz başvurusunun sebep yokluğundan ret edileceği" ihtarı yapılmalı, sonucuna göre karar verilmelidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.09.2021 tarih 2020/14-115 Esas ve 2021/412 Karar sayılı içtihadında sözü edilen sürenin hak düşürücü süre olduğu kabul edilmekle birlikte, doktrinde tartışmalı olması nedeniyle kararın sonuç bölümünde “hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291. maddesi uyarınca onbeş (15) günlük temyiz süresine tabi olduğu, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren ise aynı Kanun'un 295/1. madde uyarınca yedi (7) gün içerisinde temyiz sebeplerinin bildirilmesi gerektiği” belirtilmediği taktirde müdafii ve vekil dahil olmak üzere sürede yanıltmanın varlığı kabul edilerek temyiz başvurusunun ve sebeplerinin duruma göre süresinde bildirildiği kabul edilerek işin esasına girilebilir olduğu belirtilmiştir.

Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin karar eteğinde, "Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı ve 291 inci maddeleri gereğince Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafisi yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek ya da tutuklu/ hükümlü bulunduğu cezaevi katibine veya kurum müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'a TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. " denildiği ve Kanun'un 295/1. maddesindeki ek yedi (7) günlük süreden hiç söz edilmediği için, yanıltma nedeniyle; temyiz dilekçesi vermek suretiyle temyiz iradesini ortaya koyan sanığa ve müdafiine "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi (7) gün içerisinde gerekçelerini bildirmemeleri halinde, meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek mâkul bir sürede temyiz gerekçelerinin, diğer bir ifadeyle sebeplerinin bildirilmemesi halinde temyiz başvurusunun sebep yokluğundan ret edileceği" ihtarını içerir tebligat yapılarak, tebliğ belgesi ve sanık veya sanık müdafii tarafından sunulması halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.