Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 24.06.2020 tarihli ve 2019/2135 Esas, 2020/1017 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.06.2021 tarihli ve 2021/1648 Esas, 2021/5178 Karar sayılı kararı ile, "eksik inceleme" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/268 Esas, 2021/427 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 21/2,31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, suça sürüklenen çocuğun suçu işlediğine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuğa yükletilmesi gerektiğine,
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri, suça sürüklenen çocuğun silahın içinde mermi olduğunu bilmediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Olay günü suça sürüklenen çocuk ... ile maktul ...'ın yaylada koyunlarını otlattıkları sırada bir kayanın üzerine oturdukları, maktulün kurtları kovalamak için silahı ile ateş ettiği ve mermisi azaldığından, suça sürüklenen çocuktan mermi vermesini ve silahına bakmak istediğini söylediği, suça sürüklenen çocuğun da ruhsatsız silahını ağzında fişek varken, emniyeti açık ve horozu kurulu bulunduğu halde, gerekli tedbir ve önlem almadan belinden çıkartarak maktule uzattığı sırada silahın tetiğine dokunması nedeniyle silahın ateş aldığı, maktulün yakın atış mesafesinden göğsüne isabet eden mermi çekirdeği nedeniyle hayatını kaybettiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesinin 10.11.2021 tarihli raporunda, tabancanın herhangi bir mekanik arızasının bulunmadığı, tetiğine 6 kg civarında basınç kuvveti uygulanması ile patladığının bildirildiği olayda,

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suça sürüklenen çocuğun 12.12.2018 tarihli celsede çobanlık işi ile uğraştığını, ara sıra silah taşıdığını beyan ettiği, silahı olaydan 2-3 gün öncesinde aldığını, silah mekanizmasını çekerek horozun geride kalır vaziyette bir hale getirmek suretiyle beline takıp 2 gün bu şekilde gezdiğini söylediği, dolayısıyla silahın ağzında mermi olduğunu bildiği, herhangi bir mekanik arızası bulunmayan silahın tetiğine 6 kg civarı basınç kuvveti uygulanması ile patladığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, eylemin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinin uygulanması sırasında sonuç cezanın 12 yıldan fazla olamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde 13 yıl 4 ay hapis cezası belirlenmesi ve takdiri indirimin bu ceza miktarı üzerinden tatbiki hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

3. Katılanın kendisini vekille temsil ettirmesine ve suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu suçtan mahkûmiyetine karar verilmesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesinin Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından bozulmasına karar verilen hükmünde vekalet ücretine hükmedildiğinden bahisle katılan lehine vekâlet ücretine hükmolunmaması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli ve 2021/268 Esas, 2021/427 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün fıkrasının 3 numaralı bendine "ancak TCK’nun 31/3-son cümlesi uyarınca 12 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesine ve 4 numaralı bendinde yer alan “11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası” ibaresinin ise “10 yıl hapis cezası” olarak değiştirilmesine ve 8 numaralı bendinin çıkarılarak yerine "katılan lehine 8.200 TL maktu vekâlet ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınarak katılana ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 tarihinde karar verildi.