İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/446 Esas 2021/479 Karar
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul
BİRLEŞEN İZMİR 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NİN 2011/131 ESAS SAYILI DOSYASI
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul
BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NİN 2013/374 ESAS SAYILI DOSYASI
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazasına bağlı yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalılar ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte gelen davacılar vekili Avukat ..... geldi. Davalı ... ve diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Davalılardan ... vekili Avukat ...'nin mazeret dilekçesi verdiği görüldü. Davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.06.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, işleteni ve sigortacısı olduğu aracın 10.09.2010 tarihinde karışmış olduğu çift taraflı kazada karşı araçta sürücü ve yolcu olan müvekkillerinin yaralandığını, aracın hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... yönünden araç hasarı, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile her bir davacı için 10.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta dışındaki davalılardan olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.

Davacı ... vekili birleşen 2011/131 Esas sayılı dosyaya ilişkin dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı aracın 10.09.2010 tarihinde karıştığı çift taraflı kazadan dolayı karşı araçta sürücü olan müvekkilinin yaralandığını, aracın hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.800,00 TL maddi tazminatın asıl davadaki davalılarla beraber müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.

Davacı ... ve ... vekili birleşen 2013/374 Esas sayılı dosyaya ilişkin dava dilekçesinde; asıl davaya konu kaza nedeniyle müvekkillerinin geçici iş göremezlik, tedavi, ulaşım giderlerine ilişkin maddi zararlarının bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkilleri için 5.767,67'er TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin olayda kusur ve sorumluluğunun olmadığını, kusur dağılımına ilişkin yeniden rapor alınması gerektiğini, istiap haddi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ve davalı ...Ş davaya cevap vermemişlerdir.

Davalı Aviva Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketine husumet düşmeyeceğini belirterek davanın usulden reddini istemiştir.

Mahkemenin 14.11.2013 tarihli ve 2010/551 Esas, 2013/543 sayılı kararı ile asıl davada davacı ... yönünden 1.120,00 TL maddi tazminat ile 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar ..., ... ve ... için 2.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan tahsiline, davalı Aviva Sigorta A.Ş. yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine; birleşen İzmir Asliye 7. Hukuk Mahkemesinin 2011/131 Esas sayılı davasında, davacı ... yönünden 1.120,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı Ergo İsviçre AŞ'den poliçe limiti dahilinde tahsiline; birleşen İzmir Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2013/374 Esas sayılı davada, davacı ... için 4.614,13 TL, davacı ... yönünden 4.614,13 TL'nin davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (davalı Ergo İsviçre Sigorta AŞ poliçe limiti ile ve dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karsı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 05.10.2015 tarihli ve 2014/2347 Esas 2015/10153 sayılı ilamı ile davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "... mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların yaralanmalarının niteliği ve kusur oranları gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, kazada hafif şekilde yaralanan Selin dışındaki davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan mahkemece verilen 29.03.2016 tarihli ve 2016/22 Esas, 2016/124 sayılı kararıyla; asıl davada davacı ... yönünden 1.120,00 TL maddi tazminat ile 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar ..., ... için 4.000,00'er TL, davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan tahsiline, davalı Aviva Sigorta A.Ş. yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine; birleşen İzmir Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nin 2011/131 Esas sayılı davasında, davacı ... yönünden 1.120,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı Ergo İsviçre AŞ'den poliçe limitleri dahilinde tahsiline; birleşen İzmir Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2013/374 Esas sayılı davada, davacı ... için 4.614,13 TL, davacı ... yönünden 4.614,13 TL'nin davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (davalı Ergo İsviçre Sigorta AŞ poliçe limiti ile ve dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davalardan davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Kaya tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.09.2020 tarihli ve 2020/1960 Esas, 2020/4942 sayılı ilamı ile davalı ... ve...vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "...Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında kazada hafif şekilde yaralanan Selin dışındaki davacılar için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı ... yönünden 1.120,00 TL maddi tazminat ile 6.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar ..., ... için 6.000,00'er TL, davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan tahsiline, davalı Aviva Sigorta A.Ş. yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine; birleşen İzmir Asliye 7. Hukuk Mahkemesinin 2011/131 Esas sayılı davasında, davacı ... yönünden 1.120,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı Ergo İsviçre AŞ'den poliçe limitleri dahilinde tahsiline; birleşen İzmir Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2013/374 Esas sayılı davada, davacı ... için 4.614,13 TL, davacı ... yönünden 4.614,13 TL'nin davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatın az olduğu gerekçesi ile bozma yapılmasına rağmen mahkemenin ısrarla çok az oranda artırım yaptığını, paranın alım gücü, olay tarihine göre hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok az olduğunu, hakkaniyete uygun olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin ekonomik ve sosyal durumunun hükmedilen tazminatı ödemeye yeterli olmadığını, manevi tazminat yönünden üç kat oranında artırım yapıldığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye aracı olmadığını, manevi tazminat yönünden iki kat oranında artırım yapıldığını, hesaplamanın da hatalı olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık; davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı kazada sürücü ve yolcuların yaralanmaya bağlı uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,46 ve 47 nci maddeleri.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar ..., ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ..., ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ..., ..., ... ve davalı ... ve ...'a yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.