İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2018/371 Esas, 2019/318 sayılı kararı ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2018/371 Esas, 2019/318 sayılı kararı sanık ... hakkında örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinini birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2019/1784 Esas, 2020/434 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.02.2022 tarihli ve bozma (...), onama (...) görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;

1. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine,

2. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle;

1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

2. Sanığın ticari işletmesi ile alakalı ticari bir işlem kapsamında bankaya para yatırdığına,

3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı, sanık ...'ın eylemlerinin ise örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1-Sanık ... hakkında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde,

Gerekçeli karar başlığında; sanık hakkında beraat kararı verilmesine karşılık 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine aykırı olarak suç tarihinin yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak değerlendirilmiştir.

Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

1- Sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde,

Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;

Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, Bank Asyadaki hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı ile ve bu kast altında örgütle iltisaklı bankaya destek amaçlı para yatırdığına ilişkin kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

1-Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2019/1784 Esas, 2020/434 sayılı kararında sanık ... hakkında Cumhuriyet savcılığınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2-Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2019/1784 Esas, 2020/434 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 tarihinde karar verildi.