Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 4.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi, davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 4.06.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; tescilsiz motosikletin 29.01.2019 tarihinde karıştığı tek taraflı kazadan dolayı yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 255.328,79 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araç tescile tabi olmadığından zararın teminat kapsamında olmadığını, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının yaşının küçük olması nedeniyle anne ve babanın denetim yükümlülüğünü yerine getirmemeleri nedeniyle kusurlu olduklarını, hesap edilecek tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından başvuru tarihinden itibaren faiz istemini kabul etmediklerini ve vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu motosikletin tescile tabi olmadığı yönünde davalı tarafından bir delil sunulmadığı, bu konuda ispat yükünün davalı tarafta olduğu, maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulü ile 255.329 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.10.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava konusu motorlu bisiklet tescile tabi olmadığından zararın teminat kapsamında olmadığını, bu konuda ispat yükünün başvuranda olduğunu, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının yaşının küçük olması nedeniyle anne ve babanın denetim yükümlülüğünü yerine getirmemeleri nedeniyle kusurlu olduklarını, hesap edilen tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu motosikletin tescile tabi olmadığı yönünde bu konuda ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından bir delil sunulmadığı, maluliyet raporunun davacının muayenesi yapılarak ve tüm tıbbi evrakları ile klinik seyri değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile düzenlenen raporun yerinde olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı lehine AAÜT'ye göre vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin müterafik kusur dışındaki itirazlarının reddine; davacı sürücü belgesi olmayan kişinin sevk ve idaresinde olan motosiklette yolculuk yaptığından davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına %20 müterafik kusur indirimi yapılarak başvurunun kısmen kabulü ile 204.263,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.10.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu motorlu bisiklet tescile tabi olmadığından zararın teminat kapsamında olmadığını, bu konuda ispat yükünün başvuranda olduğunu, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacının yaşının küçük olması nedeniyle anne ve babanın denetim yükümlülüğünü yerine getirmemeleri nedeniyle kusurlu olduklarını, hesap edilen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faize göre yapılması ve ayrıca askerlik süresinin düşülmesi gerektiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

tescilsiz motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu motosikletin trafikten men edildiğine dair tutanak gözetildiğinde dava konusu motosikletin tescile tabi olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.

Somut olayda, kaza tarihi 29.01.2019 olup, hükme esas alınan, davacının başvuru yaparken dosyaya sunduğu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi tarafından düzenlenen 16.04.2021 tarihli maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olmayan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51 inci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Somut olayda, davacı yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile sigortalı aracın sürücüsünün birlikte gezintiye çıktıkları anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. İtiraz Hakem Heyetince olayda hatır taşıması bulunmadığı yönünde hatalı şekilde değerlendirme yapılmıştır. O halde, davacı yolcu ile dava dışı sürücünün herhangi bir menfaat temini olmadan gezintiye çıktıkları esnada kazanın meydana gelmesi nedeniyle olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.