Suça sürüklenen çocuğun, 6222 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, hükmün açıklanması suretiyle 4 kez 320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.04.2022 tarihli ve KYB - 2022/38327 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2022 tarihli ve KYB - 2022/38327 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk hakkında 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’a muhalefet suçundan eylemine uyan 18/9.maddesinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca olağan dava zamanaşımının 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, suça sürüklenen çocuğun ise suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunduğu anlaşıldığından, aynı Kanun'un 66/2. maddesi uyarınca olağan zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 12 ay olduğu nazara alındığında;

İddianamenin 08/01/2013 tarihinde düzenlenmesi ile zamanaşımı süresinin kesildiği, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, suça sürüklenen çocuğun savunmasının ise 13/12/2019 tarihinde alındığı,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 67/1. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09/04/2013 tarihi ile yeniden suç işlediği 30/06/2013 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu,
Bu haliyle, zamanaşımı süresinin iddianamenin düzenlendiği 08/01/2013 tarihi ile sorgu tarihi olan 13/12/2019 tarihi arasında 29/07/2018 tarihinde dolduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/3. madde ve fıkraları gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Ordu Çocuk Mahkemesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2019/340 Esas, 2019/254 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 tarihinde karar verildi.