KABAHAT: 5549 sayılı Kanun'a muhalefet

Kabahatli hakkında, 5549 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 2.965.088,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Çorum Sulh Ceza Hâkimliğinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/1673 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, ilgili idare ve kabahatlinin bu karara itirazları üzerine de Sungurlu Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.10.2021 tarihli ve 2021/1946 D.İş ve 2021/1978 D.İş sayılı kararlarıyla itirazların reddine karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.05.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB - 2022/80913 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2022 tarihli ve KYB - 2022/80913 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, muteriz şirket hakkında yapılan denetim sonunda düzenlenen Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının 11/09/2020 tarihli ve 2020-YDR-HK-21/2-40/2/YİR-İ/1 sayılı raporunda, 122 adet gerçek ve tüzel kişiye ilişkin gönderi işlemlerinde, 5549 sayılı Kanun'un öngördüğü şekilde kimlik tespiti yükümlülüklerine aykırı davranıldığından bahisle, ihlal tespit edilen 2018 yılı içinde eksiklik tespit edilen 122 adet evrak üzerinden her bir ihlal bakımından 24.304,00 Türk lirası olacak şekilde hesaplanmak suretiyle toplamda 2.965.088,00 Türk lirası olarak ayrı ayrı idari para cezası uygulanmasına karar verilmiş ise de;
Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin “Gerçek kişilerde kimlik tespiti” başlıklı 6. maddesinin, 30/10/2017 tarihli ve 2017/10938 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Yönetmeliğin 1. maddesiyle, bu bende “pasaport” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile üzerinde T.C. kimlik numarası bulunan ve özel kanunlarında resmi kimlik hükmünde olduğu açıkça belirtilen kimlik belgeleri” ibaresi eklenmek suretiyle “(1)(Değişik: 28/12/2009-2009/15720 K.) Gerçek kişilerin kimlik tespitinde; ilgilinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, kimlik belgesinin türü ve numarası, adresi ve imza örneği, varsa telefon numarası, faks numarası, elektronik posta adresi, iş ve mesleğine ilişkin bilgiler ile Türk vatandaşları için bu bilgilere ilave olarak anne, baba adı ve T.C. kimlik numarası alınır. (2) İlgilinin adı, soyadı, doğum (…)(1) tarihi, T.C. kimlik numarası ve kimlik belgesinin türü ve numarasına ilişkin bilgilerin doğruluğu; a) Türk uyruklular için T.C. nüfus cüzdanı, T.C. sürücü belgesi veya pasaport ile üzerinde T.C. kimlik numarası bulunan ve özel kanunlarında resmi kimlik hükmünde olduğu açıkça belirtilen kimlik belgeleri, b) Türk uyruklu olmayanlar için pasaport, ikamet belgesi veya Bakanlıkça uygun görülen kimlik belgesi, üzerinden teyit edilir. Yetkililerce istenildiğinde sunulmak üzere teyide esas kimlik belgelerinin asıllarının veya noterce onaylanmış suretlerinin ibrazı sonrası okunabilir fotokopisi veya elektronik görüntüsü alınır yahut kimliğe ilişkin bilgiler kaydedilir.” şeklinde değiştirilmiş olmakla, ihlale konu 122 işlem hakkında kimlik tespiti yapılırken işlem yapılan gerçek kişilerin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarının ve nüfus cüzdanı fotokopilerinin temin edildiği, anılan nüfus cüzdanlarnın kabahat karşılığı idari yaptırım kararının uygulandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre, resmi kimlik statüsünde olmaları ve üzerlerinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası da taşımaları nedeniyle anılan yönetmelikte yer alan düzenleme uyarınca ön görülen gerçek kişilerin kimlik bilgilerinin teyidine elverişli olduğu, ayrıca anılan belgeyi doğrular başkaca belgeye ihtiyaç duyulmayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönüyle kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

Dosyanın tetkikinde; kabahatliye, 2018 yılına ilişkin olarak tespit dilen 122 aykırılık için 5549 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca idari para cezası uygulandığı görülmekle, 5549 sayılı Kanun'un kabahat tarihinde yürürlükte olan 13/5. maddesinde yer verilen "Maddenin ilk üç fıkrası kapsamında uygulanacak idari para cezasının toplam tutarı; her bir yükümlülük için, ihlalin yapıldığı yıl itibarıyla, ... bunlar dışında kalan yükümlüler için bir milyon Türk lirasını aşamaz. ..." şeklindeki düzenleme ile kabahatlilere uygulanacak idari para cezasına üst sınır getirildiği, aynı Kanun'un 28. maddesi uyarınca kabahatin işlendiği kabul edilen 2018 yılı için bu üst sınırın 1.381.720,00 TL olarak uygulanması gerekeceği cihetle, kabahatliye 2.965.088,00 TL idari para cezası uygulanmasının hukuka aykırı olduğu hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.