Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi dava dışı Tokat Valiliği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen hüküm dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
HUMK’nun 388. maddesinde mahkeme kararının hangi hususları kapsayacağı açıklanmış, maddenin 2. bendinde tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin yazılacağı belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, dosya içeriğinden davanın Tokat Valiliğinin ihbarı üzerine Tokat C.Başsavcılığınca davaname ile açıldığı, doğrudan Tokat Valiliğince açılmadığı, Tokat Valiliğinin yöntemine uygun olarak davaya katılmadığı ve müdahil sıfatını almadığı, ihbar eden konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Bu ve az yukarıda açıklanan hukuksal olgular ve ihbar edenin davanın tarafı olmadığı gerçeği gözetildiğinde Tokat Valiliğinin gerekçeli karar başlığında davacı olarak gösterilmesinin mümkün olmadığı kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece verilen hükümde Tokat Valiliği karar başlığında davacı olarak gösterilmiş ve hakkında hüküm oluşturulmuştur. Davanın tarafı olmayan kişiler karar başlığında taraf olarak gösterilemeyeceği gibi haklarında hüküm de verilemez.Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular gözetilerek karar başlığında davacı olarak K.H. veya Tokat C.Başsavcılığı gösterilerek karar verilmesi gerekirken usul hükümleri gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz, dava dışı Tokat Valiliğinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre Tokat Valiliğinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 15.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.