Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava ziynetlerin aynen iadesi veya bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delilere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalılardan ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük olmadığından davacı vekilinin ... hakkında verilen hükme ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı ... hakkındaki temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, müvekkilinin evlenirken davalının evine bir takım eşyalar götürdüğünü, yine 100 gr kendisine ait olan ziynetlerinin de olduğunu, 23.12.2008 tarihinde davalının kendisini silahla tehdit ve darp etmesi sonunda eşyaları ve ziynetlerini alamadan evden ayrılmak zorunda kaldığını bildirmiş, bunların iadesi veya bedelinin tazminini istemiştir. Yargılama sırasında ev eşyaları teslim edildiğinden davaya ziynetler yönünden devam edilmiştir. Davalı ziynetlerin davalı tarafından götürüldüğünü davanın reddini savunmuştur.
Yerleşik içtihatlara göre niteliği itibariyle ziynet eşyalarının kadının egemenlik alanında olduğu ve bunun aksini yani kocası tarafından elinden alındığını yada evden ayrılırken yanına alma olanağı olmadığını kanıtlamak yükünü kadına aittir. Ne var ki olayımızda 23.12.2008 tarihinde davalı Hayrettin'in davacıya karşı haksız eylemde bulunduğu ve bu nedenle Konya 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/34-438 sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiği, davacının olay sırasında evden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Davacının evden ayrılırken ziynetleri alma olanağının bulunmadığına göre bu karine ortadan kalkmış ispat yükü yer değiştererek davalıya ait hale gelmiştir. Öte yandan dinlenen davalı tanıkları bu olaydan önce ziynetlerin davacıda olduğunu gördüklerini beyan etmişler, daha sonra davacıda olduğuna dair bir beyanda bulunmamışlardır. Davacı tanıkları da davacının eve geldiğinde ziynetlerin olmadığına dair beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece ispat yükünün davacıda olduğu ve davayı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece davalının delil listesinde vs. delil demek suretiyle yemin deliline dayandığı kabul edilerek davalıya yemin teklif edip etmeyeceği sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ispat yükünün davacıda kabul edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda1.bentte yazılı nedenle ...'le ilgili hüküm kısmının ONANMASINA, 2.bentte yazılı nedenle Hayrettin'le ilgili hüküm kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.