Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup,
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince verilen maddi tazminata ilişkin esastan ret kararının kesin olduğu belirtilmiş ise de, temyiz kesinlik sınırının davacı tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamının reddedilen kısmı üzerinden değerlendirileceği, maddi tazminat ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği kabulü ile yapılan incelemede, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan tutuklandığı ve bu suçtan beraat kararı verildiği, beraat kararının 02.06.2017 tarihinde kesinleştiği, beraat kararı ile birlikte davacı hakkında terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan suç duyurusunda bulunulduğu, bu kapsamda yapılan soruşturma ve kovuşturmanın ardından davacının atılı suçtan beraatine karar verildiği ve beraat kararının 20.06.2018 tarihinde kesinleştiği ancak terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan verilen beraat kararının tutuklamaya konu olmadığı göz önünde bulundurularak değerlendirmeye alınmadığı, bu yönüyle davanın tutuklamaya konu silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen beraat kararının kesinleşme tarihi olan 02.06.2017 itibaren bir yıllık yasal süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; ilk derece mahkemesi kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle gerekçeli istinaf dilekçesi sunamadığına ve istinaf incelemesinin süre tutum dilekçesinde yer alan hususlarla sınırlı olarak yapıldığına, davacı hakkında terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan verilen beraat kararında tazminat haklarının bulunduğunun belirtildiği göz önünde bulundurularak davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/322 Esas - 2017/157 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 14.06.2016 - 08.12.2016 tarihleri arasında 177 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.06.2017 tarihinde kesinleştiği, terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan ise suç duyurusunda bulunulduğu, bu kapsamda yapılan yapılan yargılama neticesinde davacının bu suçtan da beraat ettiği, beraat kararı 20.06.2018 tarihinde kesinleşmiş ise de terör örgütünün propagandasını yapma suçunun tutuklama kararına konu olmadığı, bu nedenle değerlendirmeye alınmayacağı, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142/1 maddesi uyarınca davanın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen beraat kararının 02.06.2017 tarihinde kesinleşmesinin ardından bir yıllık hak düşürücü geçtikten sonra 17.09.2018 tarihinde açıldığı belirlenerek süre yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince süre yönünden reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı vekilinin talebine rağmen gerekçeli karar tebliğ edilmeksizin istinaf süre tutum dilekçesine istinaden istinaf incelemesi yapılmış ise de, davacı vekilinin temyiz yolu açık olmak üzere verilen karara karşı esasa ilişkin hukuka aykırılık gerekçelerini temyiz dilekçesi ile sunmuş olması karşısında savunma hakkına yönelik kısıtlamanın bu aşamada giderilmiş olduğu anlaşıldığından, belirtilen husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat davasının CMK 142. maddesinde belirtilen süre içinde açılmadığı anlaşıldığından, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.