Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının satılarak giderilmesine karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Tebligat Yasası’nın 10. maddesi gereğince, tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Tebliği alacak kişi bu adreste bulunmamışsa Tebligat Yasası’nın 28. maddesi uyarınca, tebliğ memuru bulunabileceği yeri araştırır. Bulamazsa durumu, mahalli köy muhtarlıklarına doğruluğunu onaylatmak suretiyle tespit eder. Durum, tebliği çıkaran kuruluşa bildirilir. Tebligat Tüzüğü md.13 gereğince ilgili kuruluş, tebligatı alacak kişi memursa veya esnaf ise adreslerini mensubu oldukları teşkilatlardan, avukatların adresini barodan, Adalet Bakanlığından, askerse Askerlik Şubesinden, Savunma Bakanlığından sorarak öğrenmeye çalışır. Tebligat Tüzüğünün 13. maddesine göre yapılan soruşturmaya rağmen ikametgâhı, oturduğu yer veya işyeri bulunamamış ise o halde kişinin adresinin meçhul olduğu kabul edilerek Tüzüğün 46.maddesi gereğince ilanen tebliğe karar verilebilir. Belirtilen inceleme ve soruşturmayı kapsamayan adres araştırılmasıyla yetinilerek adresin meçhul olduğunun kabul edilmesi ve bunun sonucu olarak tebligatın ilanen yapılması savunma hakkını kısıtlamakta olup ilanen tebligata en son başvurulmalıdır. O nedenle adres araştırılmasının titizlikle ve kararlılıkla yapılması zorunluluğu açıktır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi uyarınca taraflar usulüne uygun olarak iddia ve savunma için mahkemeye çağırılmadıkça haklarında hüküm kurulamaz.
Olayımıza gelince; Davalı ...’a duruşma gün ve saatini bildirir dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiş ise de usulüne uygun değildir. Anılan davalının adresleri Belediye, Tapu Sicil Müdürlükleri, Seçim, Sivil Savunma ve Vergi Dairesi gibi kuruluşlardan araştırılmadan kolluğa yazılan yazı cevabı ile yetinilerek ilanen tebligat yapılmıştır. Yapılan araştırmalar yukarıdaki ilkelere uygun değildir. Mahkemece, yukarıda anılan ilkeler gözetilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nnun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.