Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz sebepleri; suça konu eylemin kendisi ile ilgisi olmadığına, suçu eşi olan diğer sanığın işlediğine ve sair sebeplerle usul ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Sanığın ormandan su getirdiği şikâyeti üzerine orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde yer alan kapitaj ve bu kapitajdan sanığın evine ulaşan su borularının tespiti üzerine sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/2. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında; suça konu yapıları eşi olan temyiz dışı sanık ...'ın yaptığını, bu yerin tapulu arazileri olduğunu bildiklerini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda; 0,16 m2'lik kapitaj ile 403 metre su borusunun 101 ada 1 nolu orman parseli içerisinde yer aldığı belirtilmiştir.
Orman İdaresi tarafından soruşturma evrakına eklenen bilgi formu başlıklı belgede suça konu yerde 766 sayılı Kanun uyarınca 16.07.1987 tarihinde kadastro yapıldığı yazılıdır.
Soruşturma evrakı arasında yer alan bilgi ve belgelere göre suça konu yerde tutanak tarihinden önce 766 sayılı Kanun uyarınca kadastronun yapılmış olması, bilirkişi raporunda dava konusu yerin orman vasfıyla ada ve parsel numarası belirtildiğinden kesinleşen orman sınırları içerisinde yer aldığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki kapitaj ve su borularının müsaderesi konusunda her zaman dava açılması mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında ormandan su getirdiği şikâyeti üzerine soruşturma işlemlerine başlanılması, suç konusu kapitaj ve su boruları vasıtasıyla getirilen sudan sanığın atfı cürümde bulunduğu eşi ile birlikte istifade etmesi, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre suç konusu yerin tutanak tarihinden önce orman olarak tescil edilmesi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.