Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Suça sürüklenen çocuk hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması talebine ilişkindir.

Suç tarihinde, yolcu otobüsünde suça sürüklenen çocuğa ait karton koliler içerisinden 5920 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk savunmasında; sigaraları İstanbul iline satmak için götürdüğünü beyan ederek suçu kabul etmiştir.

Suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğuna dair bilirkişi beyanı dava dosyasında mevcuttur.

Dava konusu eşyaların değerinin normal kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu tespit edilmiştir.

Suç tarihinde ticari miktarda kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;
1.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, suça sürüklenen çocuğa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılan ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek suça sürüklenen çocuğun yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan ve cezasından 1/3 oranında indirim yapılan suça sürüklenen çocuk hakkında indirim maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31/3. maddesi
yerine aynı Kanun'un 31/2. maddesinin gösterilmesi,

3.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlarla değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken lehe aleyhe kanun karşılaştırması yapılmadan sonuç ceza belirlenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesine aykırı olarak hak yoksunluğuna karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2020/481 Esas, 2021/257 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.