SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2013/66 Esas, 2014/229 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; davaya konu çekin sanıklar tarafından kullanılması suretiyle menfaat elde edildiğine, sanıkların mahkûmiyetlerine hükmedilmesi gerekirken beraatlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1.Katılan ...'ın Akban... mahallesi şubesine ait Z5865095 numaralı, keşidecisi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ... olan 31.07.2007 tanzim tarihli, 5.000,00 TL bedelli çekin sahte olduğu iddia ederek şikâyetçi olduğu, Hayati'nin alınan beyanında, suça konu çekin kendisine ait olduğunu, ancak çekteki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, 2008 yılında aracında hırsızlık yapılarak davaya konu çekin de içerisinde bulunduğu çantasının çalındığını, beyan etmesi üzerine imza sirküleri ve örnekleri temin edilerek... Kriminal Polis Laboratuvarından alınan 30.07.2012 tarih ve 2012/1455 BLG sayılı ekspertiz raporunda, ... adına atılmış keşideci ve ciranta imzalarının ...'a ait olmadığı tespit edilmiştir.

2. Katılan ...'ın ... Haddecilik Ticaret A.Ş.nin yetkilisi ve ortağı olduğu, davaya konu çekin ...Makine Sanayi Ltd. Şti. ile yapılan alışverişlerden kaynaklanan borca karşılık kendilerine verildiğini, ciranta imzalarının kime ait olduğunu bilmediğini, fakat siparişleri ...Makina yetkilisi sanık ...'ün verdiğini, davaya konu çekin bahse konu şirketten geldiğine dair kayıtlarında belgeler ve ticari ilişkilerini gösteren hesap ekstreleri olduğunu, 2006 senesinden beri sürekli olarak ...Makine isimli şirketin kendilerine çek verdiğini ve söz konusu çeklerin tahsilinde herhangi bir sorun yaşanmadığını, davaya konu çekin de 26.02.2007 tarihinde sanık ... tarafından şirketlerine gönderildiğini beyan etmiştir.

3.Sanık ...; ...Makina Sanayi Ticaret Ltd. Şirketinin resmiyette ortağı olmadığını ancak 2004-2007 yılları arasında gayriresmi olarak ortaklık yaptığını, davaya konu çekin kendisi tarafından düzenlenmediğini, çekteki imzaların kendisine ait olmadığını ve katılana hiçbir zaman çek vermediğini beyan etmiştir.

4. Sanık ...; ...Makina Sanayi Ticaret Ltd. Şirketinin yetkilisi olduğunu, davaya konu çek üzerindeki ciro kaşesinin şirketine ait olduğunu, kaşe üzerindeki imzanın 2007 yılında firmada pazarlama işlerinde çalışan sanık ...'e ait olduğunu, çekle ilgili olarak şirket kayıtlarında herhangi bir veri girişi bulunmadığını, bu sebeple çekin ne karşılığında alındığını bilmediğini,sanık ...'ün şirket adına çek verme olmadığını ve bilgisi dışında bu çeki kullanmış olabileceğini beyan etmiştir.

5. Davaya konu çek ile ilgili olarak... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen 22.02.2012 tarih, 2012/346 BLG ve 30.07.2012 tarih, 2012/1455 BLG sayılı ekspertiz raporları içeriğinde, ... adına atılmış keşideci imzasının ve ciranta imzalarının ...'a, ...'e ve ...'e ait olmadığı, çekin sahte olarak düzenlendiği tespit edildiği belirtilmiştir.

6. Sanıkların davaya konu sahte çeki ... Haddecilik A.Ş.ye aldıkları mal karşılığında vererek kullanmak suretiyle menfaat temin ettikleri değerlendirilmekle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla haklarında kamu davası açılmıştır.

7. Mahkeme tarafından; katılan şirket yetkilisinin sanık ...'ü tanımadıklarını, şirket yetkilisi olarak sanık ...'ü tanıdıklarını ve irtibatlarının Tahsin'le olduğunu beyan ettiği;sanık ...'in ise çek verme yetkisi olmadığı, sanıklar Tahsin ve Memiş'in suça konu çek karşılığı hiç alışverişleri olmadığı, çek ile ilgili kayıtlarında bir bilgi olmadığı yönündeki ayrı ayrı beyanları karşısında davaya konu çekin katılan şirkete bizzat kim tarafından verildiğine ilişkin herhangi bir delil olmadığı, sanıkların çek üzerinde herhangi bir ciro yada imzalarının da bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, çekin gönderilmesinde menfaatin gönderilen şirkete ait olduğu, sanıklardan hangisinin temin edip gönderdiğini tespit etmenin mümkün olmadığı değerlendirilmekle sanıkların üzerlerine atılı suçların sabit olmadığı, sanıklardan hangisinin veya her ikisinin birlikte işleyip işlemedikleri hususunda da kuşku bulunduğu, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle her iki sanığın da üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2013/66 Esas, 2014/229 Karar sayılı sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2013/66 Esas, 2014/229 Karar sayılı sayılı kararında katılan vekilinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.