HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, eşya müsaderesi, araç iadesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan vekilinin temyizi; sanık ... hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ve sanık ... hakkında alt sınırdan ceza tayin edildiğine, araç hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının usul yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Olay tarihinde koruma ve kontrol görevi sırasında yaklaşık 50 metre mesafedeki bir traktörün odun boşalttığının görülmesi üzerine, traktör sürücüsünün sanık ... olduğu ve 7 ster orman emvali boşaltıldığı tespit edilmiştir. Sanık ...'nin olay yerine orman muhafaza görevlilerini görünce geldiği, orman emvali ile ilgisinin bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Sanık ...savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmemiş, orman emvaliyle ilgisi olmadığını, olay yerinde tarla sahiplerini beklediğinin beyan etmiştir.
Sanık ... ise sesleri duyunca olay yerine gittiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
Sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 91/1-4. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı belirlenmiştir.
Bilirkişi raporu ile orman bölmelerinde kesilen 12 adet kızılçam dip kütüklerinin suç tutanağı ile tespit edilen orman emvali ile uyumlu olduğu, ağaçların yapacak nitelikte emval veren ağaçlar oldukları ve motorlu testereyle kesildikleri tespit edilmiştir.
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Sanık ...'nin iddianame konusu olaya dahlinin olduğu konusunda her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kanaatiyle beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Suç konusu ele geçirilen orman emvali hakkında müsadere kararı verilirken kanun maddesinin gösterilmemesi isabetli bulunmamıştır.
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından emval açısından müsadere hükümlerinin uygulandığı kısım tamamen çıkarılarak yerine "“Suç konusu orman emvalinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine'' " ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.