Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1. Sanık müdafii süre tutum dilekçesi vermiştir.

2. Sanığın temyiz sebepleri; davaya konu taşınmazı ilk aldığı haliyle kullandığına, bu itibarla ormandan açma yapmadığına ilişkindir.

İhbar üzerine orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, sanığın tapulu arazisine bitişik kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde yer alan ormanlık araziyi açarak kendi arazisine yol yaptığı ve kendi arazisine elektrik hattı geçirmek için kanal açtığı, bilirkişiye göre 1.300 m2 alanda işgalin mevcut olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/1. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında; ormandan açma yapmadığını, tarlasındaki zeytin fidanlarını sulamak için yer altından elektrik hattı çekmek zorunda kaldığını beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda; suça konu yerde yol yapıldığı ve elektrik hattı geçirilmesi için kanal açıldığı, suça konu yerin tutanak tarihinden önce orman kadastrosu kesinleşerek orman olarak tescil edildiği belirtilmiştir.
Sanığın cezasının seçenek yaptırıma çevrildiği hüküm fıkrasında 300 yerine 25 tam gün üzerinden uygulama yapıldığının belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
Sanığın sınırı belirli olan tapulu arazisinin bitişiğindeki kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki ormanlık alanda yol ve elektrik için kanal açtığı, sanığın elektrik hattı geçirdiğini kabul ettiği nazara alınarak savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.